16/08/2026
Türkiye’nin gündemine getirilen süreci ve Çerçeve Yasa’yı, halkların demokratikleşmesi ve özgürleşmesi adına sorgulamak zorundayız.
Biz barışa karşı değiliz.
Türk ve Kürt gençlerinin birbirine kırdırılmasına, çocukların ve gençlerin savaşlarda ölmesine, halkların düşmanlaştırılmasına karşıyız.
Ancak barış talebi ile emperyalist projelerin aynı şey olmadığını da biliyoruz.
Halkların eşitlik, özgürlük ve demokratik hakları; ABD’nin, NATO’nun ya da herhangi bir emperyalist gücün lütfuyla değil, halkların kendi mücadelesiyle kazanılacaktır.
Bugün Ortadoğu’da halkların haklı taleplerini emperyalist güçlerin bölgesel hesaplarına bağlamak isteyenlere karşı çıkıyoruz.
Çünkü emperyalizm hiçbir halka özgürlük getirmedi.
Savaş, yıkım, göç ve yoksulluk; emperyalist müdahalelerin Ortadoğu halklarına bıraktığı mirastır.
Bizleri Türk, Kürt, Alevi, Ermeni, Laz, Çerkes diye birbirimize düşürmeye çalışanlar, aynı sömürü düzeni altında yaşadığımız gerçeğini gizlemeye çalışıyor.
İşçi yoksullaşırken, öğretmen geçinemiyorken, emekli yaşam mücadelesi verirken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken; halkların ortak sorunlarını görmezden gelmeyeceğiz.
Bizim mücadelemiz halklara karşı değil;
Sömürüye karşı!
Emperyalizme karşı!
Gericiliğe karşı!
Her türlü baskı düzenine karşı!
Ne emperyalist güçlerin çizdiği yol haritaları ne iktidarın siyasi hesapları ne de bölgesel projeler bu ülkenin ve halklarının geleceğini belirleyebilir.
Bizim tarafımız bellidir:
Tam bağımsız Türkiye!
Eşit yurttaşlık!
Laik ve demokratik Cumhuriyet!
Örgütlü emek!
Halkların kardeşliği!
Emperyalizme karşı bağımsızlık!
TÖBSEN olarak; hiçbir emperyalist projenin, hiçbir iktidar hesabının ve hiçbir gerici siyasal projenin parçası olmayacağız.
Halkların gerçek kurtuluşu emperyalistlerin masalarında değil; halkların ortak mücadelesinde, emekçilerin örgütlü gücünde ve bağımsızlık mücadelesindedir.
Tam bağımsız, laik, demokratik ve sosyal bir Cumhuriyet için mücadele edeceğiz.
Emperyalizme de sömürü düzenine de teslim olmayacağız.