Bağımsızlık Yolu Mağusa

Bağımsızlık Yolu Mağusa Emekçinin Partisi Bağımsızlık Yolu devrimci bir siyasal partidir.

BY, parti programında belirtilen ilkeler ve dünya görüşü çerçevede mücadele eden devrimci bireylerin bağımsız örgütüdür. BY’nin amacı ideolojik-politik çizgisini kitlelere taşımak ve politik iktidarı Kıbrıslı Türk halkının iradesine tabi kılarak; sosyalist, bağımsız, birleşik, halkları kardeş bir Kıbrıs’a ulaşmaktır. Bu amaçlar doğrultusunda BY’nin yürüttüğü mücadele, parti programında ayrıntılı b

ir şekilde açıklandığı gibi; neo-liberalizm karşıtı, emekten yana, devrimci laiklik anlayışında, ekososyalist feminist bir devrimci mücadeledir. BY yasal yol
ları reddetmeyen; fiili, meşru, kararlı bir direnişin kitlelerle birlikte yürütülmesi gerektiğini savunur.

03/09/2026

Toplumsal Özgürlük Partisi’nden Bağımsızlık Yolu’na Ziyaret

Toplumsal Özgürlük Partisi, emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu’nu ziyaret etti. Bağımsızlık Yolu Parti Merkezi’nde gerçekleşen heyetler arası görüşmede, Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı’ya Dış İlişkiler Sekreteri Umut Ersoy eşlik ederken, Toplumsal Özgürlük Partisi heyetinde Merkez Koordinasyon üyesi Şilan Sürmeli ve Parti Meclisi üyesi Sezen Ezer yer aldı.

Karşılıklı tanışma ve fikir alışverişi amacıyla gerçekleştirilen görüşmede, iki partinin mücadele deneyimleri ve siyasal perspektifleri ele alındı. Kıbrıs sorunu, sosyalizm mücadelesi, örgütlenme modelleri ve emperyalizme karşı mücadele başta olmak üzere çeşitli başlıklarda görüş alışverişinde bulunuldu.

Hepimiz Suçlu Değiliz!
31/08/2026

Hepimiz Suçlu Değiliz!

Hepimiz Suçlu Değiliz!

"Hepimiz suçluyuz" söylemi gerçek suçluları gizlemeye yarıyor!
Hepimiz suçu değiliz! Suçlular makam ve şirket koltuklarında oturanlar, canımızdan kâr yapanlardır.

Yetki kimdeyse, sorumluluk da ondadır! Ulaştırma Bakanı başta olmak üzere yukarıdan aşağıya tüm yetkililer hesap vermelidir!

31/08/2026

ULAŞTIRMA BAKANLIĞI HESAP VERMELİDİR

Bugün Girne Limanı'nın 2 km açığında yüzlerce insanın can pazarı yaşamasına sebep olan felaketten Ulaştırma Bakanlığı sorumludur. Ulaşım, kamu eliyle yürütülmesi gereken temel bir haktır. Ülkemizde devlete ait tek havayolu şirketi KTHY'nin batırılmış, denizcilik alanında kamusal bir ulaşım politikası hiçbir zaman planlanmamıştır. Özel şirketler eliyle yürütülen denizcilik faaliyetlerinin yeterli araçlarla, düzenli bakım ve uygun koşullarda izinlendirilmesi ise Ulaştırma Bakanlığı'nın temel görevleri arasındadır.
Özel şirketler, kâr amacıyla faaliyet yürütürken, elbette her harcamayı bir maliyet, her gecikmeyi ve ertelemeyi zarar olarak değerlendirirler. Yolcuların güvenliği ise bu faaliyetleri kamu adına koordine etmesi gereken Ulaştırma Bakanlığı'na emanet edilmiştir.
Bugün yaşanan felaketten sonra Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı kamuoyuna tatmin edici yanıtlar içeren bir açıklama yapmak, hesap vermek zorundadır.
İçinde yüzlerce insanla birlikte alabora olan tekne bizim sularımıza uygun, standartları karşılayan bir tekne midir? Bu teknenin periyodik kontrolleri ve bakımları yapılmakta mıdır? Teknenin yola çıktığı saatlerde koşullar sefer yapmaya müsait midir? Yaşanan felaketin esas sebebi nedir?
Bu felaketten etkilenen herkese geçmiş olsun dileklerimizi iletirken; bilimin ve teknolojinin geldiği aşamada, Akdeniz gibi nispeten uysal bir denizde bu tür olayların yaşanmasının asla kabul edilemeyeceğini vurgularız.
Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, üstüne vazife olmayan her konuda ahkam kesip açıklama yapmaktadır. Ama ne havada ne karada ne de denizde güvenli bir kamusal ortam yoktur. Bunun sorumlusu da Ulaştırma Bakanlığıdır. Bu yaşananları "doğal", "kaçınılmaz" veya "kader" olarak kabul etmiyoruz. Bu tür mazeretler bilimin ve teknolojinin geldiği aşamada, halk yararına davranma yeteneği olmayan, şirketlerin kârı için insanların hayatından tasarruf eden gerici yöneticilerin organize yalanları olmaktan başka bir anlama gelmemektedir.
Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu olarak, sorumluluğun Ulaştırma Bakanlığı'nda olduğunu ve başta Erhan Arıklı olmak üzere bu felakete sebep olanlardan hesap soracağımızı vurgularız.

Kamusal Ulaşım Haktır
Sorumlular Hesap Verecek

29/08/2026
26/08/2026

Tufan Erhürman’a Güven Yaratıcı Adım Çağrısı

26 Ağustos Çarşamba gün Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile görüşecek olan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yapıcı bir tutum takınması için çağrıda bulunuyoruz.

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Müsteşarı Mehmet Dânâ bu görüşmenin yeni ve sonuç alıcı bir 5+1 toplantısına hazırlık niteliği taşıdığını söylemiş ve kendilerinin sürece samimi, yapıcı ve kararlı şekilde katkı koyacaklarını ifade etmişti. Görüşmenin içeriğinin ise güven yaratıcı önlemler ve metodoloji başlıkları çerçevesinde gelişmesi beklenmektedir.

Emekçinin Partisi Bağımsızlık Yolu olarak özellikle güven yaratıcı önlemler başlığının, her iki taraf için kendi önceliklerinin diğer tarafa kabul ettirilmeye çalışıldığı bir çerçeveye sıkışmasından rahatsız olduğumuzu ifade etmek isteriz. Eğer amaç Kıbrıs sorununun federal bir temelde çözülmesi, ada halkları arasında huzur, güven, işbirliği ve yeniden kardeşleşme ortamının yaratılması ise; masada bulunan temsilciler tek bir tarafın değil adada yaşayan tüm insanların menfaatlerini gözetir şekilde davranmalıdırlar. Her iki görüşmecinin de, masada tek taraflı menfaatleri gözetir şekilde davranması, güveni değil rekabet ve gerilimi arttıracaktır.

Bu çerçevede, güven yaratıcı önlemler başlığına özel önem verdiğini her fırsatta vurgulayan Tufan Erhürman’ın, sadece Kıbrıslı Türk halkı adına taleplerde bulunması, niyeti bu olmasa da, birleştirici değil ayrıştırıcı bir sonuç doğuracaktır. Tam da bu noktada yıllardan beridir sürüncemede kalan Maronitlerin köylerine geri dönmesi başlığı, yapıcı bir güven arttırıcı önlem olarak işlev görebilir.

Bilindiği gibi Maronitlerin köylerine geri dönmesi, Tufan Erhürman’ın başbakan olarak görev yaptığı dörtlü hükümet döneminde son aşamasına kadar ilerlemiş ve bütünlüklü çözüm hedefi gerekçesiyle sonradan rafa kaldırılmış önemli bir başlıktır. Maronit açılımı, üç köyün askersizleştirilmesi ve köy halkının evlerine geri dönmesi için Kıbrıslı Türk tarafının tek taraflı atacağı adımlarla mümkündür. Böyle bir açılım için gerekli istişare geçmişte asker ile yapılmış, bütçeye bu konuda gereken miktar konulmuş ancak süreç nedensiz bir şekilde askıya alınmıştı.

Maronitler Kıbrıs sorununun tarafı olmadıkları gibi, iki halk arasında yaşanan çatışma ve gerilimlerden en fazla etkilenen azınlık bir toplumdurlar. Güven yaratıcı önlemler başlığına önem verdiğini söyleyen Tufan Erhürman, bu başlığı Kıbrıs’ta yaşayan tüm halklar için olumlu bir örnek olarak masaya taşımak istiyorsa, “ne alabilirim” diye değil, “güven yaratmak için ne yapabilirim” çerçevesinde değerlendirmeye çalışmalıdır. Üstelik üç Maronit köyünün sahiplerine iadesi, Kıbrıslı Türklerin kendilerine azınlık muamelesi yapan Kıbrıslı Elen egemenlerine, çok kültürlülüğü içselleştirmiş demokratik bir toplum olduklarını göstermeleri ve Kıbrıs sorunun çözümü için de örnek olmaları bakımından da anlam ifade etmektedir.

Bağımsızlık Yolu olarak Tufan Erhürman’a çağrı yapıyoruz. Güven yaratmak istiyorsanız, Kıbrıs sorununun oluşmasında hiçbir rolü olmayan ve sorunun tarafı da olmayan Maronitlerin köylerine dönmelerine izin verecek adımları atacağınızı açıklayın. Sadece isteyen taraf olmadığımızı, sorundan etkilenen üçüncü şahıslar için yapıcı hareket etme olgunluğuna ve Kıbrıs’ta yaşayan tüm insanları önemseyen bir anlayışa sahip olduğumuzu da göstermek için bu adım atılmalıdır. Samimiyet ve yapıcı davranma niyeti varsa, Kıbrıs sorununun tarafı olmayan Maronit toplumuna karşı duyarlı davranmak bunun en açık göstergesi olacaktır.

Bağımsızlık Yolu
Emekçinin Partisi

23/08/2026

Emeğin Sesi’nin bu bölümünde Tahsin Oygar, Münür Rahvancıoğlu ve Umut Ersoy sosyal medyanın toplumsal etkilerini tartışıyorlar.

▪︎Algoritmaların bizi ekrana kilitlemek için kullandığı dört temel motor nedir?
▪︎Dijital platformlar hesapların bot mu yoksa gerçek mi olduğunu gerçekten ayırt edemiyor mu?
▪︎Aynı anda hem gönüllü işçi hem de satılacak ürün haline nasıl geldik?
▪︎Cambridge Analytica, Trinidad ve Tobago'daki seçimlerde sosyal medyayı kullanarak neden bir boykot kampanyası örgütledi?
▪︎Algoritmaların manipülasyonlarından arındırılmış temiz bir sosyal medya temel bir hak mıdır?
▪︎Çocuklar için sosyal medya yasağı gerekli mi?
▪︎Reels videolarını sonsuz şekilde aşağı kaydırma hareketi kumarhanelerdeki slot makineleriyle aynı biyolojik mekanizmaya mı dayanıyor?
▪︎Veri madenciliği, alogritmik manipülasyon, zaman kaybı, yanlızlaşma...

Emeğin Sesi'ni Podcast ve Youtube hesaplarımızdan dinleyebilirsiniz.

👇
https://open.spotify.com/episode/7moPUIO8ltSucyQOgILj7N?si=q8T6_2d6TUuj5sEU-c5xbA

21/08/2026

Rahvancıoğlu: Mesele Artık Sadece Seçilme Hakkı Değil, Seçme Hakkıdır!

Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, eski Ombudsperson Emine Dizdarlı’nın karma oy sisteminin kaldırılmasına ilişkin açıklamasını değerlendirdi.

Hükümet tarafından komiteden geçirilen tasarının yasalaşması halinde Anayasa’ya aykırı bir uygulamanın ortaya çıkacağını belirten Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu’nun söz konusu düzenlemeyi ilk gündeme geldiği 2021 yılından bu yana eleştirdiğini ifade etti.

Rahvancıoğlu, bu konuda Meclis’e yazılı görüş sunduklarını, çok sayıda basın açıklaması yaptıklarını ve ilgili komite toplantılarına katılarak görüşlerini ortaya koyduklarını belirterek, kamuoyunun da zaman içerisinde konunun özüne ilişkin değerlendirmeleri görmeye başlamasının memnuniyet verici olduğunu söyledi.
Ancak Dizdarlı’nın açıklamasında Anayasa’ya aykırılık değerlendirmesine katılmakla birlikte, meselenin yalnızca bağımsız adayların seçilme hakkı üzerinden ele alınmasının eksik olduğunu ifade eden Rahvancıoğlu, asıl eşitsizliğin seçmenlerin oyları arasında yaratıldığına dikkat çekti.

Bağımsız Adayların Aday Olması Engellenmiyor

Dizdarlı’nın “Karma oyun kalkması neticesinde bağımsız adayların aday olma hakları ellerinden alınmış olacaktır” değerlendirmesine değinen Rahvancıoğlu, yapılmak istenen değişiklikte bağımsız adayların aday olmasını doğrudan engelleyen herhangi bir unsur bulunmadığını belirtti.

Rahvancıoğlu, burada asıl anlatılmak istenenin bağımsız adayların fiilen seçilemeyecek hale gelmesi nedeniyle adaylıklarının anlamsızlaşması olduğunu ifade ederek, bağımsız adayların mevcut sistemde de fiilen seçilemediğini kaydetti.

Esas Eşitsizlik Seçmenlerin Oyları Arasında Yaratılıyor

Yapılmak istenen değişiklikle esas eşitsizliğin seçmenlerin oyları arasında ortaya çıkacağını belirten Rahvancıoğlu, mevcut sistemde partiye mühür vuran bir seçmenin oyunun o partinin 50 adayına ve partiye gittiğini, karma oy kullanan seçmenin ise 50 oyunu partiler ve adaylar arasında dağıtabildiğini hatırlattı.

Rahvancıoğlu, “mühür” ve “karma oy” kullanan seçmenlerin oylarının bu sistem içerisinde eşit değerde olduğunu ifade ederek, yeni düzenlemeyle partiye mühür vuran seçmenin oyunun 50, bağımsız adaya mühür vuran seçmenin oyunun ise 1 sayılacağının altını çizdi.

Bu durumun seçmenlerin oyları arasında 50’ye 1 oranında bir eşitsizlik yaratacağını belirten Rahvancıoğlu, söz konusu eşitsizliğin giderilmesinin iki yolu olduğunu söyledi. Rahvancıoğlu, ya karma oyun kaldırılmaması ya da bağımsız adaya oy veren seçmen ile partiye oy veren seçmenin oyunu eşit kılacak yeni bir hesaplama sisteminin oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Mesele Artık Seçme Hakkıyla da İlgilidir

Rahvancıoğlu, geçmişte karma oy sisteminin varlığı nedeniyle bağımsız adayların seçilemediğini, yeni düzenlemeyle ise karma oy kaldırıldığı halde bağımsız adayların yine seçilemeyeceğini ve bunun yanında seçmenlerin oyları arasında 50’ye 1 oranında eşitsizlik yaratılacağını belirtti.
Rahvancıoğlu, “Mesele artık sadece seçilme hakkı ile değil, seçme hakkı ile ilgili bir meseledir” dedi.

Kapalı Kapılar Ardındaki Argümanlar Halkın Önünde de Söylenmeli

CTP dahil tüm siyasi partilerin söz konusu eşitsizliği savunduğunu söyleyen Rahvancıoğlu, komite toplantılarında partiler ile bağımsız adayların eşit olamayacağı yönünde görüşler dile getirildiğini ancak bu görüşlerin kamuoyu önünde açıkça ifade edilmediğini söyledi.

Rahvancıoğlu, “birçok yasal düzenlemeye tabi ve 50 adayla yola çıkan partiler ile kendinden menkul bağımsız adayların eşit olamayacağı” yönündeki argümanın halkın önünde de dile getirilmesi gerektiğini belirterek, tartışmanın sağlıklı bir zeminde yürütülmesi çağrısında bulundu.

Rahvancıoğlu, Dizdarlı’nın açıklamasını, Bağımsızlık Yolu’nun beş yıldır savunduğu Anayasal ilkeler açısından memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Parti ile bağımsız adayın eşit olup olamayacağı yönündeki tartışmaya da yanıt veren Rahvancıoğlu, “Tabii ki ikisi eşit olamaz! Tek mühürünü bir bağımsıza vuran bir seçmen için, o bağımsız aday herhangi bir partinin 50 adayının toplamından daha değerlidir!” dedi.

Partiler Araç, Demokrasi Amaçtır

Parti siyasetini savunan bir kişi olarak bu yaklaşımının yadırganabileceğini belirten Rahvancıoğlu, kendisinin partileri araç, demokrasiyi ise amaç olarak gördüğünü söyledi.

Rahvancıoğlu, yapılmak istenen değişikliğin yalnızca UBP içerisindeki hesaplaşmaların bir aracı olmadığını işaret ederek, “Bağımsızlık Yolu dışındaki tüm partilerin seçmenin oyunu değersizleştirmek için kurdukları ortak bir komplodur” ifadelerini kullandı.
Emine Dizdarlı’nın açıklamasını bu tartışmayı yeniden gündeme getirmek açısından önemli bulduğunu belirten Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu’nun beş yıl önce Meclis’e sunduğu görüşün de kamuoyunun değerlendirmesine sunulduğunu kaydetti.

19/08/2026

Siyasi Yozlaşmanın Temel Sebebi Karma Oy Değil Rejim Siyasetidir!

Karma oyun kaldırılmasına yönelik yasa değişikliği önerisi dün Meclis komitesinden geçti. Emekçinin Partisi Bağımsızlık Yolu, davet edildiği bütün komite toplantılarında bu düzenlemenin genel ve eşit oy ilkesini ihlal edeceğinden Anayasaya aykırı olduğu ve seçme ve seçilme hakkı ile eşitlik ilkesini ihlal ettiği yönünde itirazlar koymuş olmasına rağmen Ulusal Birlik Partisi yasanın noktasına, virgülüne dokunmadan yasa önerisini komiteden geçirmiştir.

Karma Oyu Kaldıran Yasa Değişikliği Önerisi Anayasaya Aykırı!

Yasa değişikliği önerisi ile partiye mühür vuran vatandaşın mührünün 50 oy, bağımsız adaya mühür kullanan vatandaşın mührünün 1 oy sayılacağı bir düzenleme öngörmek, Yasama Organının en temelde eşitlik ilkesini ihlal edecek şekilde hareket etmesini beraberinde getirecektir.

İlgili düzenlemenin bu yönüyle Anayasa’nın 68’inci maddesine de açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz. Anayasa’nın 68’inci maddesinin (2)’nci fıkrası her yurttaşın seçilme hakkı olduğunu belirtmekte, (4)’üncü fıkrası ise seçimlerde eşitlik ilkesini emredici bir kural olarak koymaktadır. Ve yine Anayasanın Eşitlik ilkesini düzenleyen 8. Maddesine de mevcut yasa değişikliğinin aykırılığı söz konusudur.

Karma oyun kaldırılması her ne kadar siyasal partilerin lehine bir düzenleme olsa da, anayasal kurumlar olan siyasi partilerin Anayasada düzenlenen temel hak ve özgürlüklerini gözetmesi gerekmektedir. Bu sebeple Emekçinin Partisi mevcut haliyle karma oyun kaldırılmasını öngören yasa değişikliği önerisine karşıdır.

Oyların Yanmasının Sebebi, Çarşaf Oy Pusulasıdır!

Karma oyun kaldırılmasının gerekçelerinden biri olarak sunulan kullanılan karma oyların yanmasının sebebinin karma oy değil, çarşaf oy pusulası olduğunu biliyoruz. Karma oy, uzun yıllardır vatandaşa yasal olarak tanınan ve vatandaşın da nasıl kullanılacağına vakıf olduğu bir oy kullanma biçimiyken tek bölgeli seçim sistemine geçilmesi karma oy kullanımı karmaşık hale getirmiştir. İlgili dönemde Yüksek Seçim Kurulu Başkanı olan Narin Şefik de oyların yanma nedeninin çarşaf oy pusulası olduğunu geçmişte net bir şekilde dile getirmişti. Gelinen noktada, karma oyun kaldırılmasına yanan oyların gerekçe gösterilmesi bu nedenle gerçeği yansıtmamaktadır.

Siyasi Yozlaşmanın Nedeni Rejim Partilerinin Kendisidir!

Karma oyun kaldırılmasına ilişkin ileri sürülen bir diğer gerekçe ise, seçmenin kişilere değil partilere ve ideolojilere göre oy doğrultusunu belirlemesidir. Her şeyden evvel ifade etmek gerekir ki, seçmenin oyunu ideolojilere vermesi ideal olandır. Ancak yasa değişikliği yaparak vatandaşın oy verme davranışını, seçim kültürünü, siyasi alışkanlıklarını değiştirmek mümkün değildir. Kaldı ki, karma oyu parti içi hesaplaşmaların aracı haline getiren de partiye değil kendine oy toplamaya çalışarak seçimi ideolojilerden koparan bireysel ve kariyerist bir mecraya dönüşmesini sağlayan da rejim partileri ve onların adaylarının ta kendisidir. Sorunu yaratan kafa, sorunu çözemez. Karma oy kullanımının yozlaşmasına neden rejim partilerinin samimi olmaması bir yana, bu siyasi yozlaşmayı düzeltmek istiyorlarsa karma oyu değil, kendilerini değiştirmesi gerekiyor. Seçim çalışmaları, propaganda süreçleri, köy, ev, dernek ziyaretleri ile seçmenin oy doğrultusunu feodal ilişkiler üzerinden etkilemek için canhıraş uğraşan rejim partilerinin ideolojilere oy verilmesi için karma oyun kalkmasını savunması komik bile değildir. Karma oyun kaldırılması söz konusu olsa dahi, siyasi yozlaşmanın müsebbibi olan ve aralarında bir ideolojik farklılık bulunmayan rejim partilerinin kendisi yasa değişikliği gerekçesi hilafına faaliyet göstermeye devam edecektir.

Bağımsız adayların seçilememesi konusunda yürütülen sessizlik, bu adayların seçilmek için partilere girmek zorunda kalmasının partilerin işine yaramasından kaynaklanmaktadır. Ancak gözden kaçırılan husus, sırf seçilmek için partilere giren kişilerin, ideolojik erozyon ve yozlaşma yarattığıdır.

Yasa Değişikliği ile Siyasi Yaşam ve Davranışlar Değiştirilemez!

Yasa değişikliği ile siyasi yaşamı, oy verme kültürünü, seçmen davranışlarının değiştirilemeyeceğinin en büyük ve yakın örneği tek bölgeli seçim sistemine geçilmesini öngören yasa değişikliğidir. Bu yasa değişirken de rejim partileri, seçmenin tanıdıkları, feodal ilişkileri üzerinden oy kullanmasını önlemeyi hedeflemişti. Yasa değişeli bunca yıl geçmesine rağmen bu siyasi kültür ve seçmen davranışı değişmemiştir. Seçim kazanmak için ideolojiyi, fikirleri, programları yerine bölgelerinde popüler ve tanınan kişileri ön plana çıkaran ve aday gösteren propagandaları ile rejim partileri siyasetin feodal ilişkiler üzerinden yürümesinin nedenidir. Bu nedenle ilgili yasa değişmesine rağmen siyasi yaşamımızda feodal ilişkilerin egemen olması hususunda bir değişiklik gözlenmemiştir.

2018 yılında oy birliği ile değiştirilen Seçim ve Halkoylaması Yasası oy kullanma işlemini zorlaştırmasına ve kullanılan çok sayıda oyun yanmasına sebep olmasına rağmen rejim partileri bu konuda özeleştiride bulunmamıştır. Şimdiyse ikinci kez yasa değişikliği ile seçim sistemimiz yanlışa sürüklenmekte, iki yanlış bir doğru etmemektedir.

Siyasi Programı Öne Çıkaran Seçim Süreci Yürütmeye Çağrı

Emekçinin Partisi olarak, karma oyu kaldıran yasa değişikliği önerisine mevcut haliyle seçme ve seçilme hakkını ve eşitlik ilkesini ihlal ettiği için karşıyız. Seçmenin kişiler yerine ideolojiye ve programa göre oy vermesi için karma oyun kaldırılmasını savunan rejim partilerini eğitim, sağlık, çalışma yaşamı, ulaşım, iletişim, enerji gibi toplumun temel meselelerinde ne önerdiklerini açıklamaya ve siyasi programı merkeze alan bir seçim çalışması yürütmeye çağırırız!

Bağımsızlık Yolu(a)
Emekçinin Partisi

Cansu N. Nazlı
Genel Sekreter

Bağımsızlık Yolu Örgüt Okulu Mağusa’da Devam EttiEmekçinin partisi Bağımsızlık Yolu, parti üyelerinin ideolojik ve polit...
15/08/2026

Bağımsızlık Yolu Örgüt Okulu Mağusa’da Devam Etti

Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu, parti üyelerinin ideolojik ve politik donanımını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü Örgüt Okulu eğitimlerine devam ediyor. Bağımsızlık Yolu Eğitim Sekreterliği organizasyonuyla gerçekleştirilen Örgüt Okulu’nun son eğitimi Mağusa’da yapıldı. Mustafa Keleşzade’nin sunumuyla gerçekleştirilen derste, partinin kuruluş iddiası, ideolojik-politik çizgisi, Muhalefet Programı ve farklı siyasal anlayışlarla arasındaki temel ayrımlar ele alındı.

Mustafa Keleşzade’nin sunumuyla gerçekleştirilen “Bağımsızlık Yolu Bildirge ve Program” dersinde, partinin kuruluşu, ideolojik-politik çizgisi ve diğer siyasal anlayışlardan ayrıştığı temel noktalar ele alındı.

Eğitimde, Bağımsızlık Yolu’nun hazırladığı Muhalefet Programı da detaylarıyla değerlendirildi. İktidar kavramının nasıl tanımlandığı, emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda bir muhalefet anlayışının ne ifade ettiği ve partinin siyasal mücadele hattının hangi temellere dayandığı tartışıldı.

Laiklikten Göçmen Emekçilere, Mücadele Programdan Bağımsız Değil

Ders kapsamında kuruluş bildirgesi ve parti programı, laiklik mücadelesi, göçmen emekçilerin yaşadığı sorunlar ve son dönemde Bağımsızlık Yolu’nun parçası olduğu eylem ve mücadeleler üzerinden ele alındı.
Eğitimin yalnızca parti belgelerinin okunmasına dayalı olmadığı belirtilirken, yürütülen güncel mücadelelerin Bağımsızlık Yolu’nun ideolojik ve politik hattıyla bağlantısı birlikte tartışıldı.

Address

Mağusa
Gazimagusa

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bağımsızlık Yolu Mağusa posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Bağımsızlık Yolu Mağusa:

Shortcuts

Share