YENİ Parti Bremen Birliği

YENİ Parti Bremen Birliği YENİ Parti Yurt Dışı Örgütlenmeleri Almanya Bremen Birliği resmi Facebook sayfasıdır.

Offizielle Facebook-Seite des Landesverbands Bremen der YENİ Parti Deutschland.

İKTİDAR DEĞİŞECEK DEMEK SUÇ MU?Deniz Harp Okulu Komutanı, emekli Tuğamiral Türker Ertürk tutuklandı.Yaklaşık 3,5 yıl önc...
18/08/2026

İKTİDAR DEĞİŞECEK DEMEK SUÇ MU?

Deniz Harp Okulu Komutanı, emekli Tuğamiral Türker Ertürk tutuklandı.

Yaklaşık 3,5 yıl önce, 2023 seçimlerinden önce söylediği sözler bugün “tehdit” ve “suç işlemeye tahrik” kapsamında değerlendirilerek tutuklanmasına gerekçe gösterildi.

Ertürk o konuşmasında şöyle diyor:

“Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de... Tabii ki herkes de... Onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum.”

Şimdi gerçekten sormak gerekiyor:
“İktidar değişecek” demek ne zamandan beri tehdit?

Bir ülkede iktidarın seçimlerle değişebileceğini söylemek, demokrasinin en temel gerçeğidir. Üstelik burada açıkça Yüksek Seçim Kurulu'nun hukuka uygun karar vermesi gerektiği söyleniyor.

Eğer bir insanın yıllar önce söylediği bu sözler bugün tehdit ve suç işlemeye tahrik olarak kabul ediliyorsa, hepimizin durup düşünmesi gerekir.
Çünkü iktidarlar değişir. Dün başkaları iktidardaydı, bugün başkalarıdır. Yarın da başka birileri olabilir.

Bunun adı demokrasidir.

Ama bugün geldiğimiz noktada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

İktidarın değişmesi suçsa, demokrasi de mi suçlu?

Çünkü demokrasi zaten iktidarın değişebilmesini, halkın tercihinin sandığa yansımasını ve insanların bunu özgürce dile getirebilmesini gerektirir.

O zaman sorun sadece bir emekli amiralın söylediği sözler değildir.
Asıl sorun, demokrasinin kendisine tahammül edilip edilmediğidir.

Ve bugün yaşananlar, bu ülkede demokrasiye yönelik baskının ne kadar açık ve bariz bir hale geldiğini hepimize bir kez daha gösteriyor.

Bizim ihtiyacımız korku değil, hukuk ve demokrasidir.

Çünkü demokratik bir ülkede iktidarlar değişir; halk seçer, sandık karar verir.

İktidarların değişmesinden korkmayan, değişebileceğini söylemekten de korkmayan bir Türkiye istiyoruz.

Bahar Erdoğan Altuntaş
YP Bremen Bşk

SESİMİ DUYAN VARMI?Çığlıkları yüreğimizden hiç silinmedi...
17/08/2026

SESİMİ DUYAN VARMI?
Çığlıkları yüreğimizden hiç silinmedi...

LİDERLİK YENİDEN DOĞARKEN: ATATÜRK' TEN BUGÜNE BİR UMUT VE SORUMLULUK HİKAYESİTürkiye koşullarında, yanlışları ve doğrul...
12/08/2026

LİDERLİK YENİDEN DOĞARKEN: ATATÜRK' TEN BUGÜNE BİR UMUT VE SORUMLULUK HİKAYESİ

Türkiye koşullarında, yanlışları ve doğrularıyla, tek bir liderliğin yoktan var oluşuna tanıklık ettik.

Kimdi?

Elbette Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Onun kişisel vasıfları, dehası ve tarihsel koşullardaki eşsiz liderliği başka bir şeydir. O dönemdeki yakın çalışma arkadaşlarının inanmışlığı, cesareti ve azmi de bugünle elbette birebir karşılaştırılamaz.

Ancak Atatürk’ü liderliğe taşıyan ve bugün için de örnek teşkil edebilecek bazı basit ama samimi özellikleri vardı. Bu özellikler hem yakın çalışma arkadaşlarında hem de halkta karşılığını buldu ve sonunda liderlik, milletin ortak iradesiyle bir vatanın yeniden kurulmasına dönüştü ve elbette Atatürk' ün liderliği örnek alınacaktır.

Bu özellikleri ana hatlarıyla şöyle sıralayabiliriz:
• Ülkenin bağımsızlığını ve özgürlüğünü her şeyin üzerinde tuttu.
• Hayal kurmakla yetinmedi; elindeki imkânlara baktı ve gerçekçi hareket etti.
• Gücün millette olduğuna inandı.
• Olayların nereye evrilebileceğini önceden sezdi.
• Karar vermeden önce araştırdı; uzmanlara, çalışma arkadaşlarına ve farklı görüşlere danıştı.
• Şartlar değiştiğinde stratejisini ve planlarını değiştirmekten çekinmedi.
• Zor anlarda geri çekilmek yerine öne çıktı ve sorumluluk aldı.
• Söylemekle yetinmedi; halkına ve çalışma arkadaşlarına kendi davranışlarıyla örnek oldu.

Bugün görünen o ki, bu özelliklerden bazılarını kendisine rehber edinen yeni bir liderlik anlayışı yeniden filizleniyor.

Sessizce gelişen, gerektiğinde bir anda kendisini ortaya koyabilen bir liderlik…

Elbette kolay olmayacak. Paramparça edilmeye çalışılacak, fikri dahi olmayanların hedefi olacak ve karşısına pek çok engel çıkarılacak. Fakat bazı insanlar, üzerine gidildikçe zayıflamaz; tam tersine, içlerindeki cevheri daha fazla ortaya çıkarırlar.

Ben uzun yıllar boyunca “evet” demeyi zorunluluk haline getiren bir yönetim anlayışının içerisinde, zaman zaman sadece “evetçiler” olmak zorunda kaldığımızı gördüm.

Bugün ise baskıcı otoritenin yerine; stratejiyi, aklı, istişareyi ve kendi içerisinde demokratik bir tavrı görebilmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Özgür Özel’de beni heyecanlandıran da tam olarak budur.

Benim sözünü ettiğim liderlik, tek kişinin iradesinin öne çıktığı, herkesin o kişiye biat ettiği bir anlayış değildir. Tam tersine; demokrasinin kendi kuralları, kurumları ve ortak aklı içerisinde gelişen, tartışmaya, istişareye ve farklı düşüncelere açık bir liderlik anlayışıdır.

Kişiyi merkeze koyan bir yönetim anlayışı değil; demokratik bir yapının içerisinde, gerektiğinde farklı fikirleri dinleyen, şartları okuyabilen, strateji geliştiren ve aldığı kararların sorumluluğunu üstlenen bir liderlik görüyorum.

Bu nedenle benim Özgür Özel’e duyduğum güven, bir kişiye koşulsuz bağlılıktan kaynaklanmıyor. Tam tersine, demokrasi içerisinde liderliğin nasıl yapılabileceğine dair gördüğüm yeni bir anlayıştan kaynaklanıyor.
İlk defa, kişiliğin ya da makamın yapının önüne geçmediği; liderin kendisini yapının üzerinde değil, yapının bir parçası olarak gördüğü bir anlayışla çalışabilmenin huzurunu hissediyorum.

Burada bir noktayı da açıkça ifade etmek gerekir: Yeni Parti’nin temel iddiasını topluma bir ideolojiyi dayatmak olarak görmüyorum.

Bağımsızlık, hukuk ve demokrasi ekseninde, bu ülkeye demokratik bir düzen kazandırma hedefi taşıyor.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; özgürlüğü, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve halkın iradesini güçlendirmektir. İçinde bulunduğumuz koşullar ve ülkenin gerçekleri düşünüldüğünde, demokratik bir parti açısından yapılabilecek en doğru ve en değerli şey de budur.

Hayal edilenle yetinmeden, mümkün olanı doğru stratejiyle gerçekleştirmek…

Bana göre gerçek liderlik, herkesin aynı şeyi söylemesini sağlamak değildir. Farklı düşüncelerin varlığını kabul ederek ortak bir hedef etrafında insanları bir araya getirebilmek, gerektiğinde yön değiştirebilmek ve en zor anda sorumluluğu en önde taşımaktır.

Bu, bir kişinin etrafında oluşan bir sistem değil; demokratik sistem içerisinde ortaya çıkan ve yine demokrasi tarafından sınanan bir liderliktir.

Ne zorluk olursa olsun, liderim Özgür Özel’in aklına, stratejisine ve liderlik anlayışına duyduğum saygının daha da artacağına inanıyorum.

Ben ona duygusal bir bağlılıkla değil; bilinçli, iyi niyetli ve sorgulayarak bakmaya, okumaya ve anlamaya devam edeceğim.

Çünkü benim için gerçek liderlik, bir kişiyi koşulsuz desteklemek değil; doğru olduğuna inandığın değerleri, aklı ve demokrasiyi savunurken gerektiğinde sorumluluk almaktır.

Yıllardır özlediğim umut ve heyecanı yeniden bana, aileme ve üyelerime yaşattığı için teşekkür ederim.
Saygılarımla,

Bahar Erdoğan Altuntaş
YENİ Parti Bremen Başkanı

10/08/2026

ÇERÇEVE YASASI ADI ALTINDA: BUTLAN SONRASI MUHALEFETİ BÖLME ÇABASININ İKİNCİ PERDESİ

Ben bir Yurt Dışı Birlik Başkanı olarak barışa karşı değilim. Ancak barış, iktidarın aceleyle hazırladığı bir çerçeve yasayla değil; toplumun rızası, demokrasi ve hukukla kurulabilir.

Üstelik henüz kuruluşunun kırkı bile dolmamış Yeni Parti’nin, sanki Türkiye’nin tek muhalefet partisiymiş gibi gösterilmesini ve bu yasa üzerinden “ya barışa EVET dersiniz ya da barışa karşı çıkarsınız” şeklinde bir ikileme sıkıştırılmasını da doğru bulmuyorum. Çerçeve yasasına HAYIR demek barışa karşı olmak değildir; EVET demek de AKP iktidarının siyasi anlayışına ortak olmak anlamına gelmemelidir.
2012 sonlarında başlayan çözüm sürecinden bugüne çok şey değişti. Bugün demokratik siyasetin çok daha ağır baskılar altında olduğu bir dönemde, 11 maddelik bir çerçeve yasanın alelacele gündeme getirilmesini doğru bulmuyorum.

Önce mevcut hukuk işletilmelidir. AYM ve AİHM kararları uygulanmalı, hukuksuz yere tutuklanan ve yargılanan insanların özgürlükleri iade edilmelidir. Çünkü amaç yalnızca silahların bırakılması değil, demokratik bir Türkiye’nin kurulması olmalıdır. Bunun için Kürt-Türk ayrımı yapılmadan; siyasi nedenlerle yargılanan gazetecileri, siyasetçileri, aktivistleri ve demokratik siyaset yapan herkesi kapsayan bir hukuk düzenlemesi yapılmalıdır. Eğer bu yasa gerçek bir demokratikleşme ve hukuk yasasına dönüştürülmeyecekse, bu hâliyle kabul edilmemelidir.

Kürt meselesine yönelik kalıcı bir çözüm olacaksa süreç Meclis çatısı altında, Meclis’in oluşturacağı ve denetleyeceği demokratik bir mekanizma ile yürütülmelidir. Barolar, hukukçular, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve toplumun farklı kesimleri de bu sürece dahil edilmelidir. Toplum bilgilendirilmeli, ikna edilmeli ve halkın rızası alınmalıdır.
Çünkü barış sürecini yalnızca iktidar–muhalefet ilişkisine veya Meclis aritmetiğine indirgememeliyiz. Bu süreç; hukukçuların, sivil toplumun ve toplumun farklı kesimlerinin katıldığı, şeffaf ve demokratik bir toplumsal sürece dayanmalıdır.

Bu sürecin kalıcı bir barış ve demokratikleşme projesinden çok, kısa vadeli bir gündem değişikliği ve iktidarın siyasi geleceğini güvence altına alma hesabı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle meseleyi bu kadar büyütüp insanları birbirini yaftalamaya ve muhalefeti bölmeye götürmenin doğru olmadığı kanaatindeyim.
Ayrıca şunu da sorgulamak gerekiyor: Mevcut Meclis aritmetiğinde, İYİ Parti ve Yeni Parti’nin desteği olmadan da iktidarın gerekli siyasi çoğunluğa ulaşabildiği bir tabloda, bu çerçeve yasanın neden bu şekilde gündeme getirildiği ve neden özellikle böyle bir siyasi tartışmanın içine çekildiği sorulmalıdır.

Bu nedenle mevcut çerçeve yasasının bu hâliyle kabul edilmesini mümkün görmüyorum.

Barışa EVET.
Silahların susmasına EVET.
Demokratik Türkiye’ye EVET.
Ama bu hâliyle çerçeve yasaya HAYIR diyorum.

Bahar Erdoğan Altuntaş
YP Bremen Birlik Bşk

31/07/2026

BİLGILENDİRME

Değerli arkadaşlar,
Genel Başkanımızın çağrısının ardından yalnızca 24 saat içinde 32 bin yurttaşın desteğiyle 114 milyon TL bağış toplandı.

Kuruluşunun hemen ardından ana muhalefet partisi olarak bir ilki gerçekleştiren YENİ Partimiz, bu dayanışma ve destekle halk iradesinin gücünü bir kez daha tarihe yazdırdı.

Bu tablo; umudun, dayanışmanın ve değişim iradesinin en güçlü göstergesidir.

Gururluyuz, umutluyuz. Birlikte başaracağız.

Bahar Erdoğan Altuntaş
YP Bremen Bşk

Link: https://yeni-parti.org.tr/bagis/

Hesap Sahibi: YENİ Parti Genel Merkezi

Türkiye İş Bankası
TR51 0006 4000 0014 2011 5395 48

Halkbank
TR31 0001 2001 4790 0086 0000 09

Ziraat Bankası
TR38 0001 0009 0398 4234 2950 01

NOT: Yapacağınız bağışlarla isim soyisim ve telefon numarası yazarsanız, Partimizden size geri dönüş yapılacaktır.

25/07/2026
TARİHİ BİR GÜN…Genel Başkanımız Özgür Özel, YENİ Parti'nin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nden ...
24/07/2026

TARİHİ BİR GÜN…

Genel Başkanımız Özgür Özel, YENİ Parti'nin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti. Kendisiyle birlikte 91 milletvekili, YENİ Parti Kurucular Kurulu'nda yer aldı.

Lozan Barış Antlaşması'nın yıl dönümünde; Cumhuriyet'in temel değerlerine, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve halkın iradesine sahip çıkmak için yeni bir yolculuğa çıkıyoruz.

Ülkemize, milletimize ve demokrasi mücadelemize hayırlı olsun.

Her şey çok güzel olacak.

Başlıyoruz…

YENİ Parti Bremen

YENİ PARTİYeni bir isim, yeni bir başlangıç… Aynı inanç, aynı mücadele!Bugün atılan adım, sadece yeni bir partinin kurul...
21/07/2026

YENİ PARTİ

Yeni bir isim, yeni bir başlangıç…
Aynı inanç, aynı mücadele!

Bugün atılan adım, sadece yeni bir partinin kuruluşu değil; demokrasiye, halkın iradesine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkma kararlılığının güçlü bir ifadesidir.

Bizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden aldığımız güçle; hukukun üstünlüğünü, laik Cumhuriyeti, sosyal adaleti ve tam demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde yürütülen bu mücadelede, umudun, değişimin ve halkın iradesinin yanında olmaya devam edeceğiz.

Birlik ve dayanışmayla, ülkemizin aydınlık yarınlarını hep birlikte inşa edeceğimize olan inancımız tamdır.

Yolumuz Cumhuriyetin yolu, pusulamız Atatürk, gücümüz ise milletimizin iradesidir.

Yeni partimizin ülkemize, demokrasimize ve tüm yurttaşlarımıza hayırlı olmasını diliyor; bu büyük yürüyüşte emeği olan herkese başarılar diliyoruz.

Birlikte başaracağız!

BREMEN BİRLİĞİ

Adresse

Bremen

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von YENİ Parti Bremen Birliği erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Verknüpfungen

Teilen