22/03/2024
Tarihteki ilk Türk kültür merkezleri.
Türkler 12.000 yıllık tarih sürecinde Anav Türk Kültür izleri ile birlikte devam etmiş ve bugün dünyada var olan bir çok uygarlığın temelini atmışlardır.
Bu nedenle Türkler olarak yapmamız gereken kendi tarihimize sahip çıkmak, gerçekleri ortaya koymak ve bunu açıkça ilan emektir.
Bu bir sorumluluktur.
1.Anav Kültürü (M.Ö. 4500 – M.Ö. 3000) :
Orta Asya’nın en eski kültürüdür. Bu kültür kimi kaynaklara göre M.Ö.4500’lü kimi kaynaklara göre de 9000’li yıllara kadar götürülebilmektedir. Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat yakınlarındaki arkeolojik kazılar sonucunda Anav bölgesinde ortaya çıkarılmıştır. Elde edilen kalıntılar insanlık tarihine ait bilinen en eski eserler olarak kabul edilmektedir.
Bu kültüre mensup insanlar yerleşik hayata geçmişlerdir. Tuğlalardan yapılmış evlerde oturmuşlardır. Dokumacılık, topraktan ve bakırdan eşyalar yapmışlardır.
Hayvancılık ve tarım ile uğraşmışlardır. Koyun, keçi, sığır ve deve beslemişlerdir. Kara saban ve orakla birlikte diğer tarım aletlerini de kullanmışlardır.
Tahıl saklama kapları yapmış, tahıl saklama ambarları kurmuş ve sulama kanalları açmışlardır. Ayrıca at ilk kez bu kültürde görülmüştür.
Bazı tarihçiler tarafından Anav kültürü ile Ön Türkler arasında bağlantı olabileceği öne sürülmüştür. Türk kültürünün önemli bir belirleyicisi olan atın Anav kültüründe bulunması dolayısıyla bu kültürün Proto-Türk kültürü ile ilişkili olduğu iddia edilmiştir.
Anav’da gelişen Ön Türk kültürü Avrupa’nın doğusu ve güneyine de yayılmış ve Ön Türkler Balkanlar, Batı Anadolu, İtalya, İspanya ve Güney Fransa’ya kadar gelişmiş uygarlıklarını taşımışlardır. Bu uygarlıklar Etrüks, Pelasg, Trak,vMakedon, Frig, Truva, Rae, Ligur, İber, Aquit gibi uygarlıklardır.
2.Afanesyevo Kültürü (M.Ö. 3000 – M.Ö 1700) :
M.Ö. 3000 - 1700 yılları arası dönemde görülen bu kültür Altay ve Sayan Dağlarının
kuzeybatısındaki bozkırlarda Baykal Gölünün batısındaki Abakan bölgesinde arkeolojik kazılarda ortaya çıkmıştır. Altay Türklerin en eski kültür merkezi sayılmaktadır.
Bozkırlarda gelişen bu kültür Türklerin en eski kültürüdür. Geniş bir bölgeyi etkileyerek Orta Asya uygarlığının temelini oluşturmuşlardır. Toplum avcı ve savaşçıdır. Hayvancılıkla uğraşmışlardır. Koyun ve at beslemişlerdir. At, sığır ve deveyi evcilleştirmişlerdir. Taş ve bakırdan eşyalar, çakmak taşından ok uçları, yay kirişleri ve kemikten iğneler yapmışlardır.
Bu kültür geniş bir alanı etkileyerek Orta asya uygarlığının temelini oluşturmuştur.
3 .Andronova Kültürü (M.Ö. 1700 – M.Ö. 1200) :
Yenisey kültürü olarak da bilinen bu kültür Afanisyevo Kültürünün devamıdır . Güney Sibiryada Altay ve Tanrı Dağları ile Yayık Nehri arasındaki bozkır alanda tespit edilmiş, doğuda Baykal Gölü ve Selegna kıyılarına, güneyde Tanrı Dağları’na, güneybatıda Kazakistan ve Harzem’in güneyine, batıda Sibirya ve Don Nehri’ne kadar yayılmıştır. En önemli buluntu yerleri Minusinsk havzasıdır.
Andronovo toplumu Mongoloid ırklar ve Altay ve Tanrı Dağları çevresinde yaşayan Türklere mensup halklardan oluşmuştur.
Andronovo Kültürü ile ilgili buluntular yoğun olarak mezarlardan gelmektedir. Mezarların yapısı coğrafi bölgelere bağlı olarak değişmektedir. Taş çitli veya çitsiz olmak üzere iki farklı mezar tipi tespit edilmiştir.
Andronovo Kültürü ile ilgili buluntular yine yoğun olarak mezarlardan gelmektedir. Çoğunlukla derin olarak kazılan yassı taş veya ağaçlarla kapatılmış olan mezar çukurlarında geniş ağızlı, düztabanlı, kulpsuz çömlekler, kemikten ok uçları ve iğneler, kabzalı hançerler ve saplı baltalar ele geçmiştir. Ele geçen bronz ve altın buluntular, metalürjinin bu kültürün en önemli özelliği olduğunu göstermektedir. Maden üretiminde toprak veya taş kalıplar kullanılmaktadır. At ve koyunun yanı sıra deve ve sığır beslemeye başlandığı anlaşılmaktadır. Bu dönem buluntuları içerisinde ele geçen silahlar maden endüstrisinin gelişkin olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
4. Karasuk Kültürü (M.Ö. 1200 – M.Ö. 700) :
Androvo kültürünün devamıdır ve Yenisey ırmağı kollarından biri olan Karasuk nehri çevresinde, Güney Sibirya, Baykal, Moğolistan ve Yedisu havzasında ortaya çıkmıştır.
Yenilik olarak demir madeni bulunmuş ve işlenmiştir. Ayrıca dört tekerlekli arabalar ve keçeden yapılmış çadırlar ilk defa bu dönemde kullanılmıştır. Karasuk Kültürü insanı koyun yününden elbiseler yapmıştır.
Mezarlar fazla derin değildir. Üzerleri taş veya ağaçla kapatılarak etrafına dört köşe veya daire şeklinde taşlar dizilmektedir. Ölülerin sağ tarafa doğru yatırıldıkları ve başlarının batıya doğru olduğu görülmektedir. Dizler genellikle bükük vaziyettedir. Ölülerin başlarına toprak kaplar ve bıçaklar bırakılmıştır.
5. Tagar Kültürü (M.Ö. 700 – M.Ö. 100) :
Abakan Minusink bölgesinde ortaya çıkarılan ve Karasug kültürünün devamı olarak değerlendirilen bu kültür Orta Asya kültürleri içerisindeki en yeni ve en gelişmiş kültür merkezidir.
Bu kültür merkezinde üzerleri kabartma hayvan başı işlemeli süs eşyaları, iki yüzlü keskin hançerler, ok uçları, toka, taç, iğne, bilezik, küpe ve tarak gibi eşyalara rastlanmıştır.
6. Taştık Kültürü : M.Ö. 300-M.S. 400
Tagar kültürüne benzer özellikler gösterir. Kögmen dağları, Kem (Yenisey) , Kemçik,
Uluğ-Kem, Abakan ırmakları çevresinde ortaya çıkmıştır.
Bu kültürün yaratıcıları MÖ 300 yıllarına doğru bölgeye gelen kağnılı Türk boylarıdır. Kırgız ve Kök Türk kültürünün temsilcisi sayılır. Ölülerini yakma geleneği olmakla birlikte ölülerini mezarlara, maskelerle birlikte gömmekteydiler.
Taştık Kültürü’nde kullanılan eşyalar üzerinde bulunan hayvan başı motifleri Orta Asya insanının geliştirdiği hayvan sanatının temelini oluşturmaktadır. Dağ keçisi, geyik, at, boğa , kaplan ve yırtıcı kuş tasvirleri Türk Kültürü’nün sanatsal özelliklerini yansıtmaktadır.
7. Kelteminar Kültürü (….. /M.Ö. 3.000) :
Aral gölüne dökülen Amuderya Deltası civarında balıkçılık ve avcılıkla uğraşan bir Orta Asya kültürüdür. Harezm bölgesindeki kazılarda ortaya çıkarılmıştır.
Günümüzde bu bölgeler Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan sınırları içerisinde bulunmaktadır.
Yerleşik bir yaşam biçimine sahip olan bu kültür insanları balıkçılık, avcılık ve hayvancılık ile uğraşmışlardır. Taş balta ve minyatür çakmak taşları bu dönemde üretilmiştir.
Bu çerçevede balık ağı ağırlıkları, olta kancaları ve zıpkınlar, hayvan kalıntıları ve ok uçları bulunmuştur.
Söz konusu kültür Kızıl K*m ve Karakum Çölleri, , Zeravshan ve Amu Derya Nehirleri arasındaki bölgede kültürün izleri görülür.
Kelteminar kültürü ilk olarak 1939 yılında Sovyetler Birliği tarafından yapılan arkeolojik ve etnografik keşifler kapsamında ortaya çıkarılmıştır. Yapılan keşifler SP Tolstoy önderliğinde yapılmıştır. İlerleyen dönemde söz konusu kültürün yerini Tazabagyab kültürü almıştır.