26/08/2026
Türkiye Ekonomisine Güven Artıyor: Bu Olumlu Tablo Vatandaşın Refahına Yansıyacak mı?
Türkiye ekonomisinde son dönemde dikkat çeken olumlu gelişmeler yaşanıyor. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 217 baz puana gerileyerek 18 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesine indi. BIST 100 endeksi ise 14.600 puan seviyesini test etti.
Basit bir ifadeyle CDS, Türkiye’nin ve Türk şirketlerinin yurt dışından borçlanırken karşı karşıya olduğu riskin bir göstergesidir. CDS’in düşmesi, Türkiye’ye yönelik güvenin arttığını ve gelecekte daha uygun maliyetlerle finansman sağlanabilmesinin önünü açabileceğini gösterir. Borsadaki yükseliş de yatırımcıların Türkiye ekonomisine yönelik beklentilerinin olumlu yönde değiştiğine işaret edebilir.
Elbette bu gelişmeler tek başına ekonominin tamamen düzeldiği anlamına gelmez. Ancak olumlu tablo kalıcı hale gelir; enflasyon düşer, faiz ve finansman maliyetleri geriler, üretim ve yatırımlar artarsa bunun vatandaşımıza da doğrudan ve dolaylı olarak yansıması beklenir.
Örneğin işletmelerin daha düşük maliyetle kredi kullanabilmesi, yeni yatırımların ve üretimin artmasına, dolayısıyla istihdamın genişlemesine katkı sağlayabilir. Üretim arttıkça maliyetlerin kontrol altına alınması ve fiyat artışlarının yavaşlaması da vatandaşın alım gücünü güçlendirebilir.
Bugün bir ailenin aylık geliriyle çocuğuna 50 litre süt alabildiğini düşünelim. Ekonomide istikrar sağlanır, gelirler enflasyonun üzerinde artar ve temel ihtiyaç fiyatlarındaki artış sınırlı kalırsa aynı gelirle 60-70 litre süt alabilmesi mümkün hale gelebilir.
Aynı durum ekmek, gıda, kira ve diğer temel ihtiyaçlar için de geçerlidir. 'Bizim için ekonomideki iyileşmenin gerçek ölçüsü, vatandaşın maaşıyla ay sonunda daha fazla ihtiyaç karşılayabilmesidir.'
Türkiye İttifakı Partisi olarak ekonomik göstergelerdeki olumlu gelişmeleri önemsiyor, ancak bu gelişmelerin 'vatandaşın sofrasına, cebine ve alım gücüne yansımasını' esas alıyoruz.
Önümüzdeki süreçte CDS, enflasyon, rezervler, faizler, döviz kurları ve Borsa İstanbul başta olmak üzere ekonomik göstergeleri yakından takip edeceğiz. Özellikle bugün oluşan olumlu tablonun 'kalıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik iyileşmeye dönüşüp dönüşmeyeceğini' dikkatle izleyeceğiz.
Bizim ekonomi anlayışımız nettir: Güçlü ekonomi yalnızca yükselen borsa veya düşen risk primi değildir. Güçlü ekonomi; üreten, istihdam sağlayan ve vatandaşının alım gücünü artıran ekonomidir.
Türkiye İttifakı Partisi olarak milletimizin ekonomik beklentilerini ve sorunlarını gündemde tutmaya, çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.
Muhittin Bay
Türkiye İttifakı Partisi
Ekonomi, Maliye ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı