KUTLU PARTİ

Directions Website

KUTLU PARTİ Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from KUTLU PARTİ, Political Party, Aşağı Öveçler Mah. 1322. Caddesi No:11 Çankaya, Ankara.

KUTLU PARTİ HEYETİ KİLİS TEŞKİLATIYLA BİR ARAYA GELDİ28 Haziran 2024 tarihinde kurulan Kutlu Parti, ülke genelindeki teş...
10/10/2026

KUTLU PARTİ HEYETİ KİLİS TEŞKİLATIYLA BİR ARAYA GELDİ

28 Haziran 2024 tarihinde kurulan Kutlu Parti, ülke genelindeki teşkilatlanma çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, Gaziantep ve Hatay'ı da kapsayan bölge ziyareti çerçevesinde üst düzey bir genel merkez heyeti Kilis'e çıkarma yaptı.

Genel Başkan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu tarafından geçtiğimiz yılın son döneminde Kilis İl Başkanı olarak atanan Nezir Çağlar ve il yönetimi, heyeti karşıladı. Ziyarette; Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tulga Keskin, Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Avcı, Çevre, Şehircilik ve İskan Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şule Tuntaş ile Merkez Üyelik Birimi Başkanı Merve Hilal Aytaç yer aldı.

İl Başkanı Nezir Çağlar'dan il genelindeki çalışmalar, üye kayıt süreçleri ve sahadaki son durum hakkında kapsamlı bilgi alan genel merkez heyeti, teşkilat mensuplarının da katıldığı istişare toplantılarında kongre hazırlıkları ile önümüzdeki dönemin stratejilerini masaya yatırdı.

Karşılıklı görüş alışverişinin yapıldığı samimi buluşma, Kilis teşkilatının moralini yükselterek bölgedeki çalışmalara yeni bir ivme kazandırdı. Ziyaret, hatıra fotoğrafı çekilmesi ve heyetin diğer illerdeki programlarına hareket etmesiyle tamamlandı.

Nezir Çağlar (Gazeteci)
Kutlu Parti
Kilis İl Başkanı

(Yerel ve Ulusal Basından Haberler)

"MİLLİ KAYNAKLAR VURGUNA DEĞİL, ÜRETİME VE KALKINMAYA AKTARILMALIDIR"KUTLU PARTİ ÜRETİM VE KALKINMA POLITİKALARI BAŞKANL...
09/10/2026

"MİLLİ KAYNAKLAR VURGUNA DEĞİL, ÜRETİME VE KALKINMAYA AKTARILMALIDIR"

KUTLU PARTİ ÜRETİM VE KALKINMA POLITİKALARI BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI

Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Üretim ve Kalkınma Politikaları Başkanı Dt. Hasan Yaman; Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, üretime ayrılması gereken milli kaynakların usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarıyla heba edilmesi, bürokratik tıkanıklıklar ve adalet mekanizmasındaki çifte standartlarla ilgili AKP Hükûmetine sert tepki gösterdi. Üretim çarklarının durma noktasına geldiğini, reel sektörün ve vatandaşın sefalete sürüklendiğini belirten Yaman, rant düzeninin Türkiye’nin kalkınma hamlesini felç ettiğini vurguladı.

"KAMU KAYNAKLARI SANAYİCİDEN VE ÇİFTÇİDEN ÇALINIP VURGUNLARA AKITILIYOR"

Türkiye’de gelinen noktada bürokratik idarenin, adalet mekanizmasının ve kalkınma çarklarının tamamen felç olduğunu belirten Kutlu Parti Üretim ve Kalkınma Politikaları Başkanı Dt. Hasan Yaman, iktidarın tepe yönetimiyle ilintili skandalların bitmek bilmediğini kaydetti. Yaman; sanayicinin, çiftçinin ve girişimcinin sermaye ve kredi bulmakta zorlandığı bir dönemde milyarlarca liralık kamu kaynağının şaibeli yöntemlerle buharlaştırıldığını belirtti.

"ŞAİBELİ FİNANS HAREKETLERİ MİLLİ EKONOMİYİ VE FİNANSAL İSTİKRARI TEHDİT EDİYOR"

Ekonominin ve kamu kaynaklarının yönetilemediğini vurgulayan Hasan Yaman şunları söyledi: "Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin adının karıştığı bu olayda, iktidara yakın daha birçok ismin fon vurgunu listesinde olduğu iddiaları kamuoyunu çalkalamaktadır. Ancak bu iktidar döneminde daha önceki şaibeli işlerde olduğu gibi, fon vurgunu skandalında da faillerin bulunması ve olayın üzerine gidilmesi konusunun sulandırılacağı ve üzerinin örtüleceği algısı halk üzerinde oldukça yaygın bir kanaate dönüşmüştür."

"ÜRETİM VE YATIRIM İKLİMİ YERİNE KARANLIK RANT DÜZENİ HAKİM"

Kalkınmanın temel şartının şeffaflık ve liyakat olduğunu hatırlatan Yaman: "Kamu kaynaklarının hesabının verilemediği, şaibeli fon transferlerinin kapatılmaya çalışıldığı bir ortamda yatırım ve üretim ikliminden bahsetmek mümkün değildir. Bu yaşananlar son derece vahimdir. Ülke yatırımdan, sanayiden ve üretimden koparılmış; rant piyasalarının insafına terk edilmiştir. Artık tuz kokmuş, sözün bittiği yere gelinmiştir."

"HUKUKSUZLUK VE ÇİFTE STANDART REEL SEKTÖRÜ VE YATIRIMCIYI TAHRİP EDİYOR"

Adalet mefhumunun yok sayılmasının yatırım iklimini öldürdüğüne dikkat çeken Yaman: "Adaletin icrasında sergilenen çifte standart tüm bu skandalların üzerine tüy dikmiştir. İzmir Belediye Başkanı'nın AKP'ye geçmesini sosyal medyada eleştiren sanatçı Berna Laçin'in evine ışık hızıyla baskın yapıp gözaltına alan, evine ve çocuklarına ekmek götüremediği için kahvaltılık çalmak zorunda kalan çaresiz bir babanın koluna kelepçe takan 'Adalet'; halkı ve üreten kesimleri soyan, yatırımları baltalayan ve ailesiyle birlikte iki milyon insanı mağdur eden çete karşısında neden uykuya yatmıştır?" sorusunu yöneltti.

"YATIRIMSIZLIK VE SÖMÜRÜ DÜZENİ REFAHI YOK EDİP SEFALETİ DERİNLEŞTİRİYOR"

Doğru bir kalkınma ve üretim stratejisi uygulanmadığı için toplumsal refahın yok edildiğini belirten Yaman: "Bir avuç yandaş ve azgın azınlık vurgunla servetine servet katarken, üreten, katma değer yaratan, alın teri döken halkımız ve esnafımız açlık, yokluk ve sefalet içinde yaşam mücadelesi vermekte; ağır ekonomik baskılar altında ezilmektedir." dedi.

"BÜROKRATİK MÜJDE MASKELERİNE SON: GERÇEK VE MİLLİ KALKINMA MODELİ"

İktidarın "destek paketleri" veya "yerli hamle" adı altında pazarladığı söylemlerin sahada karşılığı olmayan kağıt üstü vaatlerden ibaret olduğunu vurgulayan Yaman, Kutlu Parti'nin iktidarındaki temel farkları şöyle açıkladı:

* Sanal Fon Paketleri Değil, Şaibesiz Ve Doğrudan Üretim Bankacılığı: Bankacılık sistemi ve rant fonları üzerinden yandaş çevreleri besleyen kağıt üstündeki krediler yerine; aracıları ortadan kaldıran, sadece gerçek üretime ve ihracata endeksli Kamu Üretim ve Kalkınma Bankası modeli kurulacaktır.

* Makyajlı Teşvikler Değil, Fabrika Kapısında Sıfır Maliyet Güvencesi: Üreticiye faizli borç verip "destekledik" diyen anlayış yıkılacak; mazot, gübre, tohum ve sanayi elektriğinde vergi ve maliyet yükleri doğrudan fabrika ve tarlalara girmeden sıfırlanacaktır.

* Mevzuat Şovları Değil, Tam Şeffaf Kamu İhale Ve Tahsis Düzeni: Bütçe harcamaları ve teşvik dağıtımları kapalı kapılar ardında değil, Sayıştay denetimine açık ve yurttaşın canlı takip edebileceği dijital platformlarda anlık şeffaflıkla yönetilecektir.

* Montaj Sanayii Değil, %100 Yerli Ve Kritik Teknoloji Mülkiyeti: İthal parçaları birleştirip "milli üretim" adı altında sunan montaj ekonomisi yerine; patent, yazılım ve hammadde mülkiyeti tamamen Türkiye'ye ait olan stratejik sanayi üsleri inşa edilecektir.

* Tabeladan İbaret Ajanslar Değil, Katma Değer Odaklı Bölgesel Sanayi Havzaları: İşlevsizleştirilen ve kadro kapısı yapılan kalkınma ajansları lağvedilip; doğrudan illerin hammaddesine göre uzmanlaşan, gençlerin kendi memleketinde yüksek ücretle çalışabileceği bölgesel sanayi ve tarım havzaları kurulacaktır.

"ÜRETİM, İSTİHDAM VE ADİL PAYLAŞIM İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK"

Kutlu Parti Üretim ve Kalkınma Politikaları Başkanı Dt. Hasan Yaman açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Devleti ve ekonomiyi yöneten siyasi ve bürokratik kadroların tepesinde ne yazık ki adalet, liyakat ve hakkaniyet kalmamıştır.

Hukukun ve adaletin yok edildiği, kaynakların üretime değil rant alanlarına aktarıldığı bir yerde devletin ve ekonominin çökmesi mukadderdir. Türk Milleti'nin yarına, üretime ve kalkınmaya dair güvencesi kalmamıştır.

Kutlu Parti olarak; Türk milletini kendi öz yurdunda garip bırakmaya çalışan, dışarıda pasif ve teslimiyetçi politikalar güden, terör örgütü ile masaya oturan zihniyete ve milli kalkınmamızı ipotek altına alıp milleti soyup soğana çeviren bu rant düzenine karşı üretim, istihdam ve adil paylaşım ekseninde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Dt. Hasan Yaman
Kutlu Parti
Üretim ve Kalkınma Politikaları Başkanı

08/10/2026

ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMAYAN BİR ANLAYIŞ GELECEĞİMİZİ İNŞA EDEMEZ: OKULLARDA GÖSTERMELİK DEĞİL, KALICI GÜVENLİK İSTİYORUZ!

AÇIKLAMALAR YETMEDİ, EVLATLARIMIZI KAYBETTİK

Okullar açılmadan önce, güvenlik tedbirlerinin alındığını gösteren açıklamalar ve görüntüler medya aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmıştı. Buna rağmen çok ciddi bir saldırı olayı yaşandı ve evlatlarımızı kaybettik. Alınan tedbirlerin yalnızca kamuoyuna göstermek amacıyla hazırlanması değil; hayatın içinde gerçekten, sürekli ve etkili biçimde uygulanması hayati önem taşımaktadır.

ÇOCUKLARIMIZ HAYATTA OLACAKLAR Kİ ONLARI EĞİTEBİLELİM

Çocuklarımızı korumak; devletin, ilgili kurumların ve yöneticilerin en temel görevidir. Çocuklarımızın güvenliği, ailelerimizin huzuru ve ülkemizin geleceği için okullarımızda alınması gereken bütün güvenlik tedbirleri eksiksiz, sürekli ve denetlenebilir biçimde uygulanmalıdır. Yaşanan saldırıların gündemden düşmesi, güvenlik tedbirlerinin zamanla gevşetilmesine veya unutulmasına yol açmamalıdır. Kamuoyunu geçici olarak teskin etmeye yönelik adımlar değil, sürekli ve etkin bir güvenlik anlayışı istiyoruz.

AİLELERİMİZ HER GÜN ENDİŞE İÇİNDE

Yönetim açısından konu zamanla gündemden düşebilir; ancak ailelerimiz çocuklarının güvenliği konusunda her gün endişe duymaktadır. Bugün il başkanlıklarımıza gelerek kaygılarını dile getiren vatandaşlarımız; devletimizin çocuklarımızın güvenliğini sağlamakta bir yetersizlik yaşaması halinde, ailelerin son çare olarak çocuklarını kendilerinin korumak zorunda kalabileceklerini belirtmektedir.

GELECEĞİMİZİ VE BEKA MESELEMİZİ TEHDİT EDEN ÇARESİZLİK

Bir çocuğumuzun güvenliğini ailelerin kendi imkânlarıyla sağlamak zorunda kalması kabul edilemez. Bu ifadeler, toplumumuzdaki çaresizlik duygusunun ne kadar ileri bir noktaya geldiğini göstermesi bakımından ciddiyetle değerlendirilmelidir. Bir çocuğumuzun dahi hayatını kaybetmesi büyük bir yıkım, ülkemiz için ise geleceğimizden mahrum kalmaktır. Bu durum doğrudan bir beka meselesidir.

EMANETE SAHİP ÇIKMAK DEVLETİN ASLİ GÖREVİDİR

Çocuklarımız bize emanettir ve emanete sahip çıkmak devletin asli görevidir. Bir kere daha hatırlatıyoruz: Okullarımızda güvenlik tedbirleri göstermelik değil, sürekli; geçici değil, kalıcı; açıklamalarda değil, hayatın içinde uygulanmalıdır.

Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran
KUTLU PARTİ Eğitim Politikaları Başkanı

Genel Başkanımız Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve İzmir İl Yönetimimiz, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı ...
08/10/2026

Genel Başkanımız Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve İzmir İl Yönetimimiz, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Sayın Erkan Özkan’a ziyarette bulundu.

Ziyarette, artan maliyetler ve zorlu ekonomik şartlar altında ağır yükler taşıyan şoför esnafımızın sorunları, talepleri ve çözüm yolları ele alındı. Kutlu Parti olarak; alın teriyle helal kazancının peşinde olan, kent içi ulaşımın emektarı tüm esnafımızın her zaman yanında olmaya ve haklarını savunmaya devam edeceğiz.

Genel Başkanımız Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve İzmir İl Yönetimimiz, Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği ile Tüm Em...
08/10/2026

Genel Başkanımız Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve İzmir İl Yönetimimiz, Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği ile Tüm Emekliler Sendikası Konak Şubesi’ni ziyaret etti.

Hükümetin yanlış politikaları sonucu adeta negatif ayrımcılığa tabi tutulan milyonlarca emeklimizin, açlık sınırının dahi altında kalan maaşlara mahkûm edilmesi kabul edilemez. Kutlu Parti olarak, ömrünü bu ülkeye hizmet ederek geçirmiş tüm emeklilerimizin insanca yaşam hakkını ve alım gücünü savunmaya; sesleri olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

̇zmir

CANA DEĞİL RANTA RUHSAT: MALTEPE'DEKİ ÇÖKÜŞ VE İMARDA SIFIR DENETİM GERÇEĞİİstanbul Maltepe ilçemizde 1987 yılında yapıl...
08/10/2026

CANA DEĞİL RANTA RUHSAT: MALTEPE'DEKİ ÇÖKÜŞ VE İMARDA SIFIR DENETİM GERÇEĞİ

İstanbul Maltepe ilçemizde 1987 yılında yapılan bir binanın üç katında çökme meydana gelmiştir. Olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz. Kutlu Parti olarak acılarını yürekten paylaşıyoruz.

Söz konusu binanın mevcut imarı 5 kat iken, üzerinde 2 kaçak kat bulunmaktadır.

Denetim Zinciri Nerede Koptu?

Bu kaçak katlar yıllarca nasıl görmezden gelinmiştir?

Belediye arşivinde tutanaklar olmasına rağmen neden zamanında gereği yapılmamıştır?

Artık bina çöktükten sonra konuşmak yerine, çökmeden önce harekete geçmek zorunda olduğumuzu yetkili hizmet birimlerimizin anlamamış olması ve sergilenen vurdumduymazlık akla ziyandır.

Somut Çözüm Önerileri ve Yapılması Gerekenler

Eski Yapı Stokunun Taranması: Kent genelindeki eski yapı stoku acilen taranmalıdır.

Mevzuat ve Sahadaki Durumun Karşılaştırılması: Ruhsat, imar ve mevcut yapı durumları birebir karşılaştırılmalıdır.

Kaçak Yapı Envanteri: Kaçak kat ve kaçak yapı envanteri çıkarılmalıdır.

Yıkım Kararlarının Takibi: Yıkım kararları sıkı bir şekilde takip edilmeli, belediyeler bünyesinde bu işe özel ekipler kurulmalıdır.

Taşıyıcı Sistem Denetimi: Taşıyıcı sistemine müdahale edilen binalar öncelikli olarak denetlenmelidir.

Zemin Kat Ticarethanelerinin İncelemesi: Zemin katı işyeri olan binalar ayrıca detaylı incelemeye alınmalıdır.

Hızlı Dönüşüm Mekanizması: Riskli binalar için hızlı güçlendirme ve kentsel dönüşüm mekanizması kurulmalıdır.

Atıl Dosyaların Yeniden Denetimi: Belediyelerin yıllardır işlem yapmadığı kaçak yapılar yeniden denetlenmelidir.

İmar Affı Algısının Yıkılması: İmar affı beklentisi oluşturacak her türlü uygulamadan kesinlikle vazgeçilmelidir.

Sonuç: Güvenli Şehirler Hayat Kurtarır

İmar düzeni, rant için değil insan hayatını korumak için vardır. Şehircilik; yalnızca bina yapmak değil, güvenli şehirler kurmaktır. Bir bina çöktüğünde sadece beton yıkılmaz; denetim zincirinin nerede koptuğu da açıkça ortaya çıkar.

Şule Tuntaş
Kutlu Parti Çevre Şehircilik ve İskân Politikaları Başkanı

PARTİ DEĞİŞTİRENİN KOLTUĞU DÜŞER: SİYASETTE AHLAK KUTLU PARTİ’YLE GELECEK!PARTİ DEĞİŞTİREN SİYASETÇİLERSonunda CHP’den İ...
07/10/2026

PARTİ DEĞİŞTİRENİN KOLTUĞU DÜŞER: SİYASETTE AHLAK KUTLU PARTİ’YLE GELECEK!

PARTİ DEĞİŞTİREN SİYASETÇİLER

Sonunda CHP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay da AKP’ye geçti. Demokrasiye bakınız, ne güzel değil mi? Başka bir partiden milletvekili veya belediye başkanı seçil, sonra seni seçenlere ihanet et ve başka bir partiye geç! Ama bu durum ilk değil. Onlarca milletvekili ve belediye başkanı başka partilere geçti. Bu sözlerim hepsinedir.

Böyle demokrasi mi olur? Her kim ki seçildiği partiden başka bir partiye geçecek olursa, bulunduğu görevden istifa etmeli ve geçecekse öyle geçmelidir.

Ahlaki bulmadığım bu şekilde parti değiştirenler, kendilerini seçenlere resmen ihanet ettikleri gibi; bu durumu onursuzluk olarak görüyorum. Ayıptır.

KUTLU PARTİ iktidarında, bu tür parti değiştiren seçilmişler, bulundukları görevden otomatik olarak istifa etmiş sayılacaktır.

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu
Kutlu Parti Genel Başkanı

MİLLET İRADESİ İHALE EDİLEMEZ!İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partisinden istifası ve ardından AKP’ye g...
07/10/2026

MİLLET İRADESİ İHALE EDİLEMEZ!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partisinden istifası ve ardından AKP’ye geçişiyle yaşananlar münferit bir olay değil, sistemli bir anti-demokratik tablonun özetidir.

Cumhuriyet tarihinin en fazla belediye başkanı istifasının AKP döneminde yaşanması asla bir tesadüf değildir. İktidar tarafından uygulanan "Ya hapis ya AKP'ye geçiş" baskısı, Türk siyasetinde bir kural haline getirilmiştir.

Milletin hür iradesiyle sandıkta verdiği oyların, halka rağmen başka partilere ihale edilmesi ve pazarlık konusu yapılması kabul edilemez! Belediye başkanlığı makamı, halkın emanetidir; siyasi şantajlarla veya ihale usulüyle iktidar ömrünü uzatma aracı yapılamaz.

Millet iradesine ipotek koyan, demokrasiye ve milli egemenliğe aykırı olan bu anti-demokratik tutumu kararlılıkla reddediyoruz!

Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ
Kutlu Parti Sözcüsü



GÜÇ GÜÇLE DENGELENİR, KILICI KININA KILIÇ KOYARKutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Ortadoğu'da giderek ağırlaş...
07/10/2026

GÜÇ GÜÇLE DENGELENİR, KILICI KININA KILIÇ KOYAR

Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Ortadoğu'da giderek ağırlaşan gerilim, Yemen'deki gelişmeler, Suudi Arabistan'ın güvenliği, Türkiye ve Pakistan'ın üstlenebileceği rol, İsrail'in bölgedeki politikaları ve Karadeniz'de Türk ticaret gemilerinin güvenliği konusunda 3. Göz Medya Genel Yayın Yönetmeni Muharrem Değirmen'e özel açıklamalarda bulundu. Bölgede atılacak adımların yalnızca askeri güç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Türkiye'nin doğrudan çatışmanın tarafı olmak yerine askeri tecrübesini, kurmay kapasitesini ve diplomatik gücünü birlikte kullanacağı kapsamlı bir strateji izlemesi gerektiğini söyledi.

YEMEN
"ASKER GÖNDERMEK İLK SEÇENEK OLMAMALI"

Stratejik politika devreye sokulmalı. Türk ve Pakistan kurmayları rol alabilir.

Yemen'e Türk askeri gönderilmesi tartışmalarını değerlendiren Kutlu Parti Sözcüsü Yeniçeri, Türkiye'nin ittifak ilişkilerinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirirken doğrudan asker sevkiyatından önce farklı seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Yeniçeri, "İttifak dolayısıyla asker göndermekten daha çok stratejik hareket edecek bir politika devreye sokulmalıdır. Mühimmat desteği ve çatışmaların yönetilmesi konusunda yardım yapılabilir. Karabağ benzeri bir politika orada da devreye sokulabilir" dedi. Suudi Arabistan'ın temel probleminin asker sayısı olmadığını savunarak, asıl meselenin mevcut askeri gücün etkin sevk ve idaresi olduğunu belirtti.

Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, "Suudi Arabistan'ın yeteri kadar askeri var. Sorun onları komuta etmek ve sahadaki gücü doğru stratejiyle yönetmektir. Bunu da Türk ve Pakistanlı kurmaylar yapabilir" değerlendirmesinde bulundu.

KARADENİZ
"GEMİLERİMİZ KORUMASIZ BIRAKILAMAZ"

Ticaret gemilerine savaş gemileriyle koruma sağlanmalı. Saldırının bedeli ağır ödetilmelidir.

Ortadoğu'daki gelişmelerin İsrail faktörü göz ardı edilerek değerlendirilemeyeceğini belirten Yeniçeri, "Ortadoğu'da İsrail'in içinde olmadığı hiçbir olgu yoktur" değerlendirmesinde bulundu.

"KARADENİZ'DE TÜRK GEMİLERİ KORUMASIZ BIRAKILAMAZ"

Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Karadeniz'de Türk ticaret gemilerinin güvenliğine ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin kendi bayrağını taşıyan veya Türk ticari çıkarlarını temsil eden gemilerin güvenliği konusunda daha caydırıcı tedbirler alması gerektiğini belirten Yeniçeri, Karadeniz'de devam eden Rusya-Ukrayna savaşının Türk deniz ticaretini tehdit etmesine seyirci kalınamayacağını söyledi.

"Türkiye her şart altında gemilerini koruyacak tedbirleri almak zorundadır" diyen Yeniçeri, gerektiğinde ticaret gemilerinin güvenliğinin Türk savaş gemilerinin sağlayacağı koruma tedbirleriyle güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Yeniçeri, "Ticaret gemilerini koruyacak savaş gemileriyle Karadeniz'de güvenlik sağlanmalıdır. 'Saldım çayıra, Mevlam kayıra' anlayışından vazgeçilmelidir. Türkiye'nin gemilerinin hedef alınmasının ciddi bir karşılığı olmalıdır" ifadelerini kullandım.

İSRAİL
"İSLAM ÜLKELERİ BİRBİRİYLE ÇATIŞMAMALI"

İsrail ve ABD, İslam ülkelerini karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Öncelik diplomasiye verilmelidir.

"TÜRKİYE VE PAKİSTAN İSRAİL'İN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAMALI"

Yemen'de yaşananların yalnızca ülke içi bir çatışma olarak okunamayacağını vurgulayan Yeniçeri, meselenin bölgesel güç mücadelesinin bir parçası haline geldiğini söyledi. Yemen sahasında Suudi Arabistan ile İran arasındaki rekabetin de etkili olduğunu belirten Kutlu Parti Sözcüsü, Türkiye ve Pakistan'ın atacağı her adımın bölgedeki daha geniş dengeler dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini kaydetti. Yeniçeri, "Türkiye ve Pakistan, İsrail'in işini kolaylaştıracak davranışlardan kaçınmalıdır. Güç güçle dengelenir, kilici kınına kılıç koyar. Yeterli güç ve doğru strateji ortaya konulduktan sonra diplomasi çok daha etkili şekilde devreye sokulabilir" ifadelerini kullandım.

"İSLAM ÜLKELERİ BİRBİRİYLE ÇATIŞMAMALI"

Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri'nin üzerinde özellikle durduğu konu ise İslam ülkeleri arasındaki muhtemel çatışma riski oldu. ABD ve İsrail'in bölgedeki çıkarlarının dikkatle okunması gerektiğini söyleyen Yeniçeri, Müslüman ülkelerin birbirleriyle karşı karşıya gelmesinin bölgeyi daha da zayıflatacağını savundu. Yeniçeri, "İsrail ve ABD, İslam ülkelerini karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Hem Husiler engellenmeli hem de İsrail'in oyununa gelinmemelidir. Hiçbir şart altında İslam ülkeleri birbirleriyle çatışmamalıdır. Öncelik diplomasiye verilmelidir" dedi. Kutlu Parti Sözcüsü'ne göre bölge ülkeleri arasındaki sorunların askeri çatışmaya dönüşmesi, hangi taraf üstün gelirse gelsin uzun vadede bütün bölgenin kaybetmesine yol açacak. Bu nedenle Türkiye'nin görevinin yeni bir çatışmanın parçası olmak değil, gerektiğinde caydırıcı güç ortaya koyarken aynı zamanda bölgesel diplomasiyi çalıştırmak olması gerektiğini ifade etti.

"ANLAŞMANIN UZUN VADELİ HEDEFİNDE İSRAİL VAR"
Bölgedeki yeni güvenlik arayışlarını ve ülkeler arasındaki anlaşmaları da değerlendiren Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, söz konusu yapılanmaların uzun vadeli stratejik hedeflerinden birinin İsrail karşısında denge oluşturmak olduğunu savundu. Yeniçeri, "Anlaşma uzun vadede İsrail'e karşı yapılmıştır. Bu kesin. Ancak İsrail, bu anlaşmanın taraflarını ve İslam ülkelerini birbirleriyle savaştırarak güçten düşürmeye çalışıyor. İslam ülkeleri bu oyuna gelmemelidir" ifadelerini kullandım.

"RUSYA DA UKRAYNA DA TÜRKİYE'NİN TAVRINI HİSSETMELİ"
Karadeniz'de Türkiye'nin iki savaşan taraf arasında dengeli politika yürütmesinin, Türk çıkarlarının zarar görmesine sessiz kalmak anlamına gelemeyeceğini vurgulayan Kutlu Parti Sözcüsü Yeniçeri, saldırının hangi taraftan geldiğine bakılmaksızın caydırıcı bir karşılık verilmesi gerektiğini söyledi. Yeniçeri, "Gemimizi batırmanın bedeli ağır ödetilmelidir. Dolaylı misilleme hem Rusya'ya hem de Ukrayna'ya yapılmalı ve Türkiye'nin bu konudaki kararlılığı her iki ülkeye de hissettirilmelidir" dedi.

"ASKERİ GÜÇ VAR AMA ÖNCELİK DİPLOMASİ OLMALI"

Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri'nin 3. Göz Medya'ya yaptığı değerlendirmelerin merkezinde ise caydırıcılık ile diplomasi arasındaki denge yer aldı. Yeniçeri'ye göre Türkiye, Ortadoğu'dan Karadeniz'e kadar uzanan kriz kuşağında ne gelişmeleri uzaktan seyreden ne de her krizin doğrudan askeri tarafı haline gelen bir politika izlemeli. Türkiye'nin askeri kapasitesi, kurmay birikimi, bölgesel ilişkileri ve diplomatik gücü birlikte kullanılmalı.

Yeniçeri, özellikle Yemen konusunda doğrudan asker göndermek yerine Suudi Arabistan'ın mevcut askeri kapasitesinin etkinleştirilmesini; Türk ve Pakistanlı kurmayların askeri planlama ve koordinasyon alanındaki birikimlerinden yararlanılmasını daha doğru bir seçenek olarak değerlendirdi. Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, bölgedeki temel ilkenin ise açık olması gerektiğini belirtti: İslam ülkeleri birbirleriyle savaştırılmamalı, Türkiye başka ülkelerin kurduğu denklemlerin parçası olmamalı ve kendi milli çıkarlarını esas alan bağımsız bir strateji yürütmeli.
Yeniçeri'nin mesajı netti:

"Güç güçle dengelenir. Ancak yeterli güç ve doğru stratejinin ardından diplomasi devreye sokulmalıdır. İslam ülkeleri birbirleriyle çatışmamalı, İsrail'in oyununa gelmemelidir."

3. Göz Medya Özel Haber - Muharrem Değirmen



İSTANBUL'UN KURTULUŞU KUTLU OLSUN!Bugün İstanbul'un işgalden kurtuluş günü. İstanbul; 1453'te Fatih Sultan Mehmed tarafı...
06/10/2026

İSTANBUL'UN KURTULUŞU KUTLU OLSUN!

Bugün İstanbul'un işgalden kurtuluş günü. İstanbul; 1453'te Fatih Sultan Mehmed tarafından Doğu Roma'dan alındı. İstanbul, fetihten 465 yıl 5 ay 16 gün sonra, Çanakkale'yi geçilmez yapan ecdadımıza inat 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi sonucu 13 Kasım 1918'de İngilizler ve müttefikleri tarafından tek kurşun atılmadan işgal edildi. İngilizler, 16 Mart 1920'de ise idareye resmen el koydular.

30 Ağustos 1922 Başkumandanlık Zaferi'nden sonra Türk ordularının Çanakkale ve İstanbul'a dayanması, Zonguldak bölgesinden motorlarla Trakya'ya asker sevki, İngilizlerin askerî destek isteklerinin müttefiklerce yerine getirilememesi sebebiyle İngilizler, 3 Ekim 1923'te tek kurşun atmadan işgal ettikleri İstanbul'u yine tek kurşun atmadan terk etmek zorunda kaldılar.

Bunun üzerine Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk ordusu, 6 Ekim 1923'te İstanbul'a girdi ve 4 yıl 7 ay 23 günlük işgal sona erdi.

Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi: "Geldikleri gibi gittiler."

İstanbul'umuzun kurtuluşu kutlu olsun.

Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Kutlu Parti Genel Başkanı

Address

Aşağı Öveçler Mah. 1322. Caddesi No:11 Çankaya
Ankara
06460

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when KUTLU PARTİ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share