07/10/2026
GÜÇ GÜÇLE DENGELENİR, KILICI KININA KILIÇ KOYAR
Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Ortadoğu'da giderek ağırlaşan gerilim, Yemen'deki gelişmeler, Suudi Arabistan'ın güvenliği, Türkiye ve Pakistan'ın üstlenebileceği rol, İsrail'in bölgedeki politikaları ve Karadeniz'de Türk ticaret gemilerinin güvenliği konusunda 3. Göz Medya Genel Yayın Yönetmeni Muharrem Değirmen'e özel açıklamalarda bulundu. Bölgede atılacak adımların yalnızca askeri güç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Türkiye'nin doğrudan çatışmanın tarafı olmak yerine askeri tecrübesini, kurmay kapasitesini ve diplomatik gücünü birlikte kullanacağı kapsamlı bir strateji izlemesi gerektiğini söyledi.
YEMEN
"ASKER GÖNDERMEK İLK SEÇENEK OLMAMALI"
Stratejik politika devreye sokulmalı. Türk ve Pakistan kurmayları rol alabilir.
Yemen'e Türk askeri gönderilmesi tartışmalarını değerlendiren Kutlu Parti Sözcüsü Yeniçeri, Türkiye'nin ittifak ilişkilerinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirirken doğrudan asker sevkiyatından önce farklı seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Yeniçeri, "İttifak dolayısıyla asker göndermekten daha çok stratejik hareket edecek bir politika devreye sokulmalıdır. Mühimmat desteği ve çatışmaların yönetilmesi konusunda yardım yapılabilir. Karabağ benzeri bir politika orada da devreye sokulabilir" dedi. Suudi Arabistan'ın temel probleminin asker sayısı olmadığını savunarak, asıl meselenin mevcut askeri gücün etkin sevk ve idaresi olduğunu belirtti.
Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, "Suudi Arabistan'ın yeteri kadar askeri var. Sorun onları komuta etmek ve sahadaki gücü doğru stratejiyle yönetmektir. Bunu da Türk ve Pakistanlı kurmaylar yapabilir" değerlendirmesinde bulundu.
KARADENİZ
"GEMİLERİMİZ KORUMASIZ BIRAKILAMAZ"
Ticaret gemilerine savaş gemileriyle koruma sağlanmalı. Saldırının bedeli ağır ödetilmelidir.
Ortadoğu'daki gelişmelerin İsrail faktörü göz ardı edilerek değerlendirilemeyeceğini belirten Yeniçeri, "Ortadoğu'da İsrail'in içinde olmadığı hiçbir olgu yoktur" değerlendirmesinde bulundu.
"KARADENİZ'DE TÜRK GEMİLERİ KORUMASIZ BIRAKILAMAZ"
Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Karadeniz'de Türk ticaret gemilerinin güvenliğine ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin kendi bayrağını taşıyan veya Türk ticari çıkarlarını temsil eden gemilerin güvenliği konusunda daha caydırıcı tedbirler alması gerektiğini belirten Yeniçeri, Karadeniz'de devam eden Rusya-Ukrayna savaşının Türk deniz ticaretini tehdit etmesine seyirci kalınamayacağını söyledi.
"Türkiye her şart altında gemilerini koruyacak tedbirleri almak zorundadır" diyen Yeniçeri, gerektiğinde ticaret gemilerinin güvenliğinin Türk savaş gemilerinin sağlayacağı koruma tedbirleriyle güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Yeniçeri, "Ticaret gemilerini koruyacak savaş gemileriyle Karadeniz'de güvenlik sağlanmalıdır. 'Saldım çayıra, Mevlam kayıra' anlayışından vazgeçilmelidir. Türkiye'nin gemilerinin hedef alınmasının ciddi bir karşılığı olmalıdır" ifadelerini kullandım.
İSRAİL
"İSLAM ÜLKELERİ BİRBİRİYLE ÇATIŞMAMALI"
İsrail ve ABD, İslam ülkelerini karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Öncelik diplomasiye verilmelidir.
"TÜRKİYE VE PAKİSTAN İSRAİL'İN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAMALI"
Yemen'de yaşananların yalnızca ülke içi bir çatışma olarak okunamayacağını vurgulayan Yeniçeri, meselenin bölgesel güç mücadelesinin bir parçası haline geldiğini söyledi. Yemen sahasında Suudi Arabistan ile İran arasındaki rekabetin de etkili olduğunu belirten Kutlu Parti Sözcüsü, Türkiye ve Pakistan'ın atacağı her adımın bölgedeki daha geniş dengeler dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini kaydetti. Yeniçeri, "Türkiye ve Pakistan, İsrail'in işini kolaylaştıracak davranışlardan kaçınmalıdır. Güç güçle dengelenir, kilici kınına kılıç koyar. Yeterli güç ve doğru strateji ortaya konulduktan sonra diplomasi çok daha etkili şekilde devreye sokulabilir" ifadelerini kullandım.
"İSLAM ÜLKELERİ BİRBİRİYLE ÇATIŞMAMALI"
Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri'nin üzerinde özellikle durduğu konu ise İslam ülkeleri arasındaki muhtemel çatışma riski oldu. ABD ve İsrail'in bölgedeki çıkarlarının dikkatle okunması gerektiğini söyleyen Yeniçeri, Müslüman ülkelerin birbirleriyle karşı karşıya gelmesinin bölgeyi daha da zayıflatacağını savundu. Yeniçeri, "İsrail ve ABD, İslam ülkelerini karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Hem Husiler engellenmeli hem de İsrail'in oyununa gelinmemelidir. Hiçbir şart altında İslam ülkeleri birbirleriyle çatışmamalıdır. Öncelik diplomasiye verilmelidir" dedi. Kutlu Parti Sözcüsü'ne göre bölge ülkeleri arasındaki sorunların askeri çatışmaya dönüşmesi, hangi taraf üstün gelirse gelsin uzun vadede bütün bölgenin kaybetmesine yol açacak. Bu nedenle Türkiye'nin görevinin yeni bir çatışmanın parçası olmak değil, gerektiğinde caydırıcı güç ortaya koyarken aynı zamanda bölgesel diplomasiyi çalıştırmak olması gerektiğini ifade etti.
"ANLAŞMANIN UZUN VADELİ HEDEFİNDE İSRAİL VAR"
Bölgedeki yeni güvenlik arayışlarını ve ülkeler arasındaki anlaşmaları da değerlendiren Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, söz konusu yapılanmaların uzun vadeli stratejik hedeflerinden birinin İsrail karşısında denge oluşturmak olduğunu savundu. Yeniçeri, "Anlaşma uzun vadede İsrail'e karşı yapılmıştır. Bu kesin. Ancak İsrail, bu anlaşmanın taraflarını ve İslam ülkelerini birbirleriyle savaştırarak güçten düşürmeye çalışıyor. İslam ülkeleri bu oyuna gelmemelidir" ifadelerini kullandım.
"RUSYA DA UKRAYNA DA TÜRKİYE'NİN TAVRINI HİSSETMELİ"
Karadeniz'de Türkiye'nin iki savaşan taraf arasında dengeli politika yürütmesinin, Türk çıkarlarının zarar görmesine sessiz kalmak anlamına gelemeyeceğini vurgulayan Kutlu Parti Sözcüsü Yeniçeri, saldırının hangi taraftan geldiğine bakılmaksızın caydırıcı bir karşılık verilmesi gerektiğini söyledi. Yeniçeri, "Gemimizi batırmanın bedeli ağır ödetilmelidir. Dolaylı misilleme hem Rusya'ya hem de Ukrayna'ya yapılmalı ve Türkiye'nin bu konudaki kararlılığı her iki ülkeye de hissettirilmelidir" dedi.
"ASKERİ GÜÇ VAR AMA ÖNCELİK DİPLOMASİ OLMALI"
Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri'nin 3. Göz Medya'ya yaptığı değerlendirmelerin merkezinde ise caydırıcılık ile diplomasi arasındaki denge yer aldı. Yeniçeri'ye göre Türkiye, Ortadoğu'dan Karadeniz'e kadar uzanan kriz kuşağında ne gelişmeleri uzaktan seyreden ne de her krizin doğrudan askeri tarafı haline gelen bir politika izlemeli. Türkiye'nin askeri kapasitesi, kurmay birikimi, bölgesel ilişkileri ve diplomatik gücü birlikte kullanılmalı.
Yeniçeri, özellikle Yemen konusunda doğrudan asker göndermek yerine Suudi Arabistan'ın mevcut askeri kapasitesinin etkinleştirilmesini; Türk ve Pakistanlı kurmayların askeri planlama ve koordinasyon alanındaki birikimlerinden yararlanılmasını daha doğru bir seçenek olarak değerlendirdi. Kutlu Parti Sözcüsü Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, bölgedeki temel ilkenin ise açık olması gerektiğini belirtti: İslam ülkeleri birbirleriyle savaştırılmamalı, Türkiye başka ülkelerin kurduğu denklemlerin parçası olmamalı ve kendi milli çıkarlarını esas alan bağımsız bir strateji yürütmeli.
Yeniçeri'nin mesajı netti:
"Güç güçle dengelenir. Ancak yeterli güç ve doğru stratejinin ardından diplomasi devreye sokulmalıdır. İslam ülkeleri birbirleriyle çatışmamalı, İsrail'in oyununa gelmemelidir."
3. Göz Medya Özel Haber - Muharrem Değirmen