20/08/2026
KURUCAŞİLE’NİN FERYADI: UNUTULMUŞ CENNETİN ÇIĞLIĞI
Kurucaşile, doğanın ve tarihin kucağında, bir mücevher gibi parlayan ama ne yazık ki siyasi iradenin ve kamu yatırımlarının radarından çıkmış bir ilçe. Ormanlarımızdaki defne, kestane, fındık; denizimizdeki balıkçılık; binlerce yıllık tekne ve yat üretimi geleneğimiz; el değmemiş koylarımız, plajlarımız, limanımız ve ırmağımız... Her bir değer, Kurucaşile’nin zenginliğini ve potansiyelini haykırıyor.
Peki, bu muazzam potansiyel ne için kullanılıyor? Ne yazık ki, Kurucaşile, yıllardır siyasi bir ilgisizliğe ve maddi bir açlığa mahkum edilmiş durumda. Genç nüfusumuz göç ederken, yaşlı nüfusumuz artarken, genç istihdam alanları ve üretim destek ihtiyacı can çekişiyor. Taş saç üretimi ve maden gibi önemli sektörlerimiz, yetersiz altyapı ve destek eksikliği nedeniyle hak ettiği değeri göremiyor. Ahşap kereste işimiz, doğa turizmi potansiyelimiz, yarım kalmış tünel projemiz ve acil tadilat ihtiyacı olan mendireğimiz... Her biri, bir feryat gibi yankılanıyor.
Kurucaşile, sadece bir coğrafi birim değil, bir halkın yaşam alanıdır. Ancak, bu yaşam alanı, siyasi çekişmelerin ve bütçe kısıtlamalarının kurbanı ediliyor. Birlikte büyümek, sadece kağıt üzerinde kalan bir slogan değil, Kurucaşile halkının da hakkıdır. Yatırımda üvey evlat muamelesi görmek, sabır taşımızı çatlatıyor. Bizler, Kurucaşile halkı olarak, hak ettiğimiz yatırımları, hak ettiğimiz desteği talep ediyoruz.
Kurucaşile’nin feryadı, sadece bir ilçenin değil, unutulmuş tüm değerlerin çığlığıdır. Bu çığlığa kulak verin, Kurucaşile’nin potansiyelini açığa çıkarın ve bu cennet köşesinin hak ettiği geleceği inşa edin. Kurucaşile, sabır değil, yatırım bekliyor!
Kıskanmıyoruz, Hakkımız olanı istiyoruz!