26/08/2026
🇹🇷
1071 Malazgirt — Bir Zaferden Daha Fazlası
Bazı tarihler vardır; yalnızca takvim yapraklarında kalmaz, milletlerin kaderine mühür vurur. 26 Ağustos 1071, işte böyle bir tarihtir.
Sultan Alparslan ve kahraman ordusu, Malazgirt Ovası’nda yalnızca bir savaş kazanmadı; Anadolu’nun kapılarını Türk milletine ardına kadar açtı. O gün, cesaretin imkânsızlıkları yendiği, inancın kılıçtan daha güçlü olduğu ve bir milletin kaderini kendi elleriyle yazdığı gündü.
Sultan Alparslan’ın Malazgirt’teki duruşu, bize büyük bir hakikati öğretir:
Büyük milletler, zor zamanlarda korkuya değil, inançlarına yaslanırlar.
Alparslan’ın ordusu sayıca üstün olmayabilirdi. Fakat onların yüreğinde iman, bileğinde kuvvet, aklında devlet ve önünde büyük bir ülkü vardı. Çünkü onlar yalnızca kendileri için savaşmıyorlardı. Arkalarında bir millet, önlerinde ise gelecek nesiller vardı.
Malazgirt’ten sonra Anadolu, Türk’ün yurdu hâline geldi. Nice nesiller bu topraklarda doğdu, yaşadı ve vatan uğruna can verdi. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan büyük tarih yürüyüşümüzün en önemli dönüm noktalarından biri oldu Malazgirt.
Bugün bizlere düşen ise yalnızca 1071’i hatırlamak değil, 1071’in ruhunu anlamaktır.
Çünkü vatan, yalnızca üzerinde yaşadığımız toprak değildir. Vatan; uğruna bedel ödenmiş, şehit kanıyla sulanmış, dualarla korunmuş ve gelecek nesillere emanet edilmiş mukaddes bir mirastır.
Malazgirt bize;
Birlik olursak güçlü olduğumuzu,
inancımızı kaybetmezsek aşamayacağımız engel olmadığını,devletimizi ve milletimizi her şeyin üzerinde tutmamız gerektiğini, geçmişini unutanların geleceğini inşa edemeyeceğini öğretir.
Bugün Anadolu’da özgürce nefes alabiliyorsak, ezanlarımız semalarımızda yankılanıyorsa, ay yıldızlı bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa; bunda Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Dumlupınar’dan nice isimsiz kahramana kadar uzanan büyük fedakârlığın payı vardır.
1071’de açılan kapı, sadece Anadolu’nun kapısı değildi. O kapı, Türk milletinin geleceğe yürüyüşünün kapısıydı.
Ve bize düşen, atalarımızdan aldığımız bu emaneti daha güçlü, daha müreffeh ve daha büyük bir Türkiye olarak gelecek nesillere bırakmaktır.
Sultan Alparslan’ın ve Malazgirt’te şehit düşen kahramanlarımızın aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Unutmayalım:
Tarih bize gurur vermek için değil, sorumluluk yüklemek için vardır.
1071’in mirasçıları olarak bizlere düşen görev;
vatanı sevmek, milleti yüceltmek, devleti güçlü kılmak ve emanete ihanet etmemektir.
26 Ağustos 1071…
Bir zaferin tarihi değil, bir milletin yeniden diriliş destanıdır.
Ne mutlu Türk’üm diyene! 🇹🇷
Nurullah Öztürk
MHP Çerkeş İlçe Başkanı