15/05/2026
BASINA VE KAMUOYUNA
Son günlerde sosyal medya mecralarında, Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen hedef gösterici, cinsiyetçi, hakaret içeren ve linç kültürünü besleyen saldırıları kaygıyla takip ediyoruz.
Demokratik siyaset alanını zehirleyen bu dil; yalnızca ilgili kadın siyasetçilere değil, aynı zamanda kadınların kamusal alandaki varlığına, ifade özgürlüğüne ve toplumsal barışa yönelmiş açık bir tehdittir.
Kadınların siyasette görünür olmasını hazmedemeyen anlayış; nefret söylemini, itibarsızlaştırmayı ve dijital şiddeti bir araç haline getirmektedir.
Özellikle kadın milletvekillerinin sistematik biçimde hedef alınması, demokratik toplum düzeni açısından son derece tehlikeli bir noktaya işaret etmektedir.
Siyaset kurumu; hakaretin, cinsiyetçiliğin ve düşmanlaştırmanın değil, fikirlerin ve halk iradesinin alanıdır.
Bizler Alevi kurumları olarak, tarih boyunca ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve nefret diline maruz bırakılmış bir inancın temsilcileri olarak biliyoruz ki; nefret söylemi sıradanlaştırıldığında toplumsal fay hatları derinleşmekte, demokratik yaşam kültürü zarar görmektedir.
Bu nedenle kadınlara yönelik dijital şiddetin ve organize saldırıların karşısında sessiz kalmak mümkün değildir.
Kadınların siyasette eşit, özgür ve güvenli biçimde yer alması; demokratik toplumun temel koşullarından biridir.
Kadın kimliği üzerinden yapılan aşağılayıcı saldırılar yalnızca bireylere değil, toplumun ortak vicdanına yönelmiş saldırılardır.
Hiçbir siyasi görüş, hiçbir toplumsal kesim böylesi bir nefret dilini meşrulaştıramaz.
Alevi örgütleri olarak;
Cumhuriyet Halk Partili kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen cinsiyetçi ve nefret içerikli saldırıları en güçlü biçimde kınıyoruz.
Sosyal medya üzerinden yürütülen organize linç kampanyalarının, demokratik siyaseti tehdit ettiğini vurguluyoruz.
Sadece Kadın siyasetçilerin değil, kadınların hayatın her alanında hedef gösterilmesine karşı tüm demokratik kamuoyunu ortak tutum almaya çağırıyoruz.
"Kadınları okumayan milletler ölür." Hacı Bektaş Veli’nin bu kadim sözünden hareketle; kadınların siyasetten, sanattan ve toplumsal yaşamdan silinmesine yönelik her türlü karanlık odağa karşı ışık olmaya devam edeceğiz.
Yetkili kurumları; nefret söylemi, dijital şiddet ve hedef göstermeye karşı etkin hukuki süreç işletmeye davet ediyoruz. Aksi halde, cezasızlığın bu saldırıları arttıracağını ve bu yola teşebbüs edenleri cesaretlendireceğini düşünüyoruz.
Toplumun tüm kesimlerini ayrıştırıcı değil birleştirici, şiddeti değil demokratik diyaloğu esas alan bir dil kullanmaya çağırıyoruz.
İnsan Onuru Kutsaldır.
İnancımız gereği "72 millete bir nazarla bakan" ve kadını-erkeği ayırmadan "can" olarak gören bir öğretiye sahibiz.
Kadın kimliği üzerinden yapılan her türlü aşağılama, bizim nazarımızda insanlık suçudur
Fikirlerle baş edemeyenlerin, çareyi kadın kimliğine ve özel hayata dil uzatmakta bulması bir acizlik göstergesidir.
Sosyal medya üzerinden yürütülen bu "linç kültürü" demokratik muhalefeti susturma çabasından başka bir şey değildir.
Sorumlu dil çağrısı, siyaset dilinin nefretten arındırılması, eril ve saldırgan üslubun terk edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
Unutulmamalıdır ki; kadınların susturulmaya çalışıldığı bir toplumda, demokrasi de susturulur.
Eşitlik, adalet ve insan onuru mücadelesi; hepimizin ortak sorumluluğudur.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.
Alevi Bektaşi Federasyonu
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
Türkiye Alevi Federasyonu
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı
Alevi Kültür Dernekleri
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu