Edirne Sarayı

Edirne Sarayı Bir zamanlar Cihan Devleti olan Osmanlı'nın Edirne'deki sarayı... Balkanların en büyük sarayı...

Bu sayfa sadece Edirne'lilerin beğeniceği bir sayfa değil.Edirne Sarayı'nın tanıtılması amacıyla açılan bir sayfa...Türkiye'nin her yerinden güncel tarih haberleri,köşe yazıları,kitap önerileri ve tarih videolarının paylaşılacağı bir sayfa...

Edirne Sarayı Dünya Mirasına Hazırlanıyor!Osmanlı’nın ikinci büyük sarayı olan Edirne Sarayı’nda süren ihya çalışmaları ...
11/07/2025

Edirne Sarayı Dünya Mirasına Hazırlanıyor!

Osmanlı’nın ikinci büyük sarayı olan Edirne Sarayı’nda süren ihya çalışmaları %50 oranında tamamlandı!
📍 1200 dönümlük alanda yürütülen projede Cihannüma Kasrı, Arz Odası, K*m Kasrı ve sur duvarları birer birer gün yüzüne çıkıyor.

🔎 Her detay, bilim kurulu gözetiminde restore ediliyor.
🌿 Sarayın çevresinde Gülhane ve Dolmabahçe tarzı bahçeler oluşturuluyor.
👷‍♂️ Günlük 300’den fazla uzman ve emekçi çalışmalarda görev alıyor.
🎯 Hedef: 2,5 yıl içinde sarayın tüm ihtişamıyla ayağa kaldırılması!

⏳ Topkapı'nın kardeşi olarak anılan Edirne Sarayı, kültürel mirasımıza ışık tutmaya hazırlanıyor...

Edirne Sarayı'nın 17. yüzyıldaki halini gösteren gravür İsviçre'de bulundu1450 yılında II. Murad döneminde yapımına başl...
14/05/2025

Edirne Sarayı'nın 17. yüzyıldaki halini gösteren gravür İsviçre'de bulundu

1450 yılında II. Murad döneminde yapımına başlanan, Fatih Sultan Mehmet döneminde tamamlanan Edirne Sarayı, savaşlar, yangınlar ve depremler sonucu büyük ölçüde yıkıldı. Bugün yalnızca Cihannüma Kasrı, Adalet Kasrı, K*m Kasrı, hamam, mutfak ve saray kapısının bir bölümü ayakta kaldı.

2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği ve Trakya Üniversitesi iş birliğiyle sarayda kazı ve restorasyon çalışmaları başlatıldı. 2023 yılında çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı’na devredildi ve devam ediyor.

Trakya Üniversitesi öğretim görevlisi Altay Bayatlı, İsviçre'nin Zürih kentindeki dijital arşivlerde Edirne Sarayı’nın 17. yüzyıldaki halini en net gösteren bir gravür bulduklarını açıkladı. Bayatlı, bu gravürün daha önce Rıfat Osman tarafından aktarılan siyah-beyaz çizimin öncüsü olduğunu belirtti. Gravürün yer aldığı 1812 tarihli harita, ünlü haritacı Joseph Riedl tarafından, Orta Doğu’ya ilgi duyan soylu Rzewuski’ye hediye edilmek üzere hazırlanmış.

Bayatlı, gravürde Topkapı yerine Edirne Sarayı’nın tercih edilmesinin dikkat çekici olduğunu ve bu görselin, kaybolan yapıların tespiti açısından güncel çalışmalara da katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Asırlık cephanelik binası, definecilerin hedefi olduOsmanlı'ya 88 yıllık başkentlik yapan Edirne'de, Barutluk Mahallesi'...
31/01/2025

Asırlık cephanelik binası, definecilerin hedefi oldu

Osmanlı'ya 88 yıllık başkentlik yapan Edirne'de, Barutluk Mahallesi'ne ismini veren 19'uncu yüzyıldan kalma 1,5 asırlık tarihi cephanelik binası definecilerin ve madde bağımlılarının uğrak yeri olurken, yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya. Binaya sahip çıkılması gerektiğini belirten Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç "Edirne'de maalesef çok az bilinen yapılardan birisidir. Zaten yapılış amacının da herkes tarafından bilinmesi istenmeyen bir yapı olduğunu biliyoruz. Özellikle gözden ırak bir bölgede yapılmıştır ve doğanın içerisinde saklanmıştır" dedi.

Edirne'de 19'uncu yüzyılın son yarısında inşa edilen ve Balkan Savaşları dahil birçok savaşta cephanelik olarak kullanılan bina yıkılma tehlikesi yaşıyor. Kent savunmasında büyük önem taşıyan tabyalara cephane temininde kullanıldığı bilinen bina, Osmanlının son dönem askeri mimarisinin de ender örneklerinden olmasıyla dikkat çekiyor.

Son dönemde özellikle defineciler ve madde bağımlılarının uğrak yeri haline gelen tarihi yapıda oluşan hasarın yanı sıra duvarlarına yazılan yazılar da sanat tarihçilerinin tepkisine yol açtı.

'ÖZELLİKLE GÖZDEN UZAK YAPILMIŞ'

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, duvarlarındaki tuğlaların dökülmeye başladığı, yıkılma tehlikesi yaşayan yapının kent tarihi açısından çok önemli olduğunu söyledi. Binanın çok uzun süre cephanelik olarak kullanıldığını belirten Prof. Dr. Beksaç, "Başlangıcı 19'uncu yüzyılın başlarına doğru giden Edirne çevresindeki savunma gruplarının, tabyaların ve diğer savunma istihkamlarının merkezini oluşturan cephanelik bölgesi. Uzun bir süre kullanıldığını biliyoruz. Yani 19'uncu yüzyılın sonlarından başlayarak 20'inci yüzyılın ortalarına kadar geçen süreçte cephanelik olarak kullanılmış bir bölge. Yapının özelliklerinden de görüldüğü üzere geç Osmanlı mimarisi özelliklerini görebiliyoruz. Edirne'de maalesef çok az bilinen yapılardan birisidir. Zaten yapılış amacının da herkes tarafından bilinmesi istenmeyen bir yapı olduğunu biliyoruz. Özellikle gözden ırak bir bölgede yapılmıştır ve doğanın içerisinde saklanmıştır" dedi.

'BALKAN SAVAŞLARINDA MÜHİMMAT MERKEZİ OLARAK KULLANILMIŞ'

Cephaneliğin, kent savunmasında kullanılan tabyalara mühimmat temini yaptığını anlatan Prof. Dr. Beksaç, "Balkan Savaşları'nda burasının kullanılmış olma ihtimali çok yüksek. Hatta daha önceki süreçlerden itibaren de kullanılmış olması mümkün çünkü yapının özellikleri daha ziyade 19'uncu yüzyılın ortalarına doğru giden özellikler gösteren bir plana göre şekillendiğini görmekteyiz. Dikkat ederseniz binanın tek bir cephesi dışarıda, geri kalanları toprak altında. Burasının dışarıdan gelen bombardımanlara karşı korunması amacıyla aynı zamanda dışarıdan yerinin gizlenmesi amacıyla yapılmıştır. Göründüğü gibi bugün bile ulaşımı oldukça güç ve çok az kişi tarafından bilinen bir yer olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.

'ASKERİ MİMARİ AÇISINDAN DA ÖNEM TAŞIYAN BİR YER'

Tarihi yapının terk edildiği için defineciler ve madde bağımlıları tarafından tahrip edildiğini söyleyen Beksaç, "Bir yeri siz unutursanız bu tahribat kaçınılmaz hale geliyor. Bu sadece burada değil Edirne'nin çevresinde pek çok yerde karşımıza çıkıyor. Bu tahribatı çok sıklıkla görüyoruz, bilinçsiz bir defineci faaliyeti var. Bunun dışında halkın son derece bilinçsiz bir hareketi var. Bu tarz tarihi yerlerin korunmasından çok tahribatına doğru gidilen bir durum oluşuyor. İyi niyetli veya kötü niyetli bu tartışmaya açık bir konu ama gerçek olan bir şey varsa insanların bilinçli olmadığı, bu tip tarihi alanların dikkatle korunması gerekiyor. Bu yapı esasında sadece Edirne'ye değil, Türkiye Cumhuriyeti'ne de ondan önce Osmanlı devletine de çok önemli hizmetler yapmış bir bina ve Edirne'nin sadece turistik ve dini mimarisi açısından değil, askeri mimarisi açısından da çok önem taşıyan bir yer" ifadelerini kullandı.

'TARİHİ VE KÜLTER MİRASIMIZI LÜTFEN YOK ETMEYİN'

Prof.Dr. Engin Beksaç, tarihi yapılarda define bulmanın mümkün olmadığını ifade ederek, "Böyle bir yerde define bulmak mümkün değil. Burası askeri alan askeri alanda kim hazine saklar, kim hazine bulur? Bu çok komik bir olay. Burada bulunsa bulunsa mühimmat kalıntısı bulunur, hatta mühimmat kalıntısının bile bulunabileceğini sanmıyorum çünkü burasını askeri bölgeden çıkarıldıktan sonra askeri birlikler de tüm mühimmatlarını alıp gitmiştir. Defineciler lütfen artık vazgeçsinler, bu büyük hayallerinizden vazgeçin. Tarihi, arkeolojik ve kültür mirasımızı yok etmeyin. Bu tip yerlerde bulabileceğiniz hiçbir şey yok. Mezarlıkları tahrip etmeyin, oralarda da bulabileceğiniz hiçbir şey yok. Size anlatılanların hepsi masladır. Ben bugüne kadar hiçbir definecinin büyük bir hazine bulduğunu görmedim ama sabah dinlediğim haberlerde bir definecinin toprak altında kalarak öldüğünü duydum" şeklinde konuştu.

'SAHİP ÇIKILMASI ELDEN GEÇİRİLMESİ LAZIM'

Bu gibi tarihi alanların ecdat yadigarı olduğunu da söyleyen Beksaç, "Bu tip alanlar bizim ata yadigarımız. Yani burada yapılan savaşlar var, bu bölgenin savunmasında kanını verip şehit olmuş, yaralanmış olan atalarımız var. Bunlar bizim atalarımızdan miras. Böyle saçma sapan yazılarla, gençlerin hayalleriyle kirletilmesi hoş değil. Yetkililerin sahip çıkması lazım, elden geçirilmesi lazım. Yani buraların da değerlendirilmesinde yarar var. Edirne'de birçok müze yapıldı ama buralarda da bir koruma faaliyetinin yapılması Edirne'nin tarihsel kimliği açısından büyük katkı olacaktır kanısındayım" dedi.

Edirne’de Mahmudiye Kışlası Kültür Merkezi OlacakEdirne’de II. Mahmut döneminde inşa edilen ve uzun yıllar cezaevi olara...
28/11/2024

Edirne’de Mahmudiye Kışlası Kültür Merkezi Olacak

Edirne’de II. Mahmut döneminde inşa edilen ve uzun yıllar cezaevi olarak kullanılan Mahmudiye (Piyade) Kışlası, kültür merkezi haline dönüştürülüyor. Adalet Bakanlığı'ndan Milli Saraylar Başkanlığı'na devredilen yapının restorasyonu için hazırlıklar başladı.

Edirne Sarayı kompleksi içerisinde yer alan, 25 bin metrekare kapalı alana sahip bu tarihi yapının restorasyonuna kısa süre içinde başlanması planlanıyor.

"Mahmudiye Kışlası, çok önemli bir eser"
Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, Mahmudiye Kışlası'nın Edirne'nin öne çıkan tarihi yapılarından biri olduğunu belirtti. Yıldız, kapsamlı bir restorasyonla bu önemli eserin kente kazandırılacağını ifade etti.

Edirne Sarayı ve çevresindeki yapıların ihyası için yoğun çalışmalar yürüttüklerini aktaran Yıldız, şu bilgileri paylaştı:

"Edirne Sarayı kompleksi içinde yer alan Mahmudiye Kışlası, 1826 yılında II. Mahmut döneminde inşa edildi. Bunun yanı sıra 19. yüzyıl sonlarında II. Abdülhamit döneminde yapılan Süvari Kışlası da bu alanda bulunuyor. Mahmudiye Kışlası, İstanbul’daki Selimiye, Rahmi ve Davutpaşa kışlaları gibi, II. Mahmut’un Yeniçerilerin kaldırılmasının ardından kurduğu Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu için inşa edilen önemli yapılardan biri. Ancak kışlanın günümüze yalnızca %40’ı ulaşabilmiş durumda. Yakın zamana kadar hapishane olarak kullanılıyordu ve tahliye sürecini Adalet Bakanlığımızla birlikte tamamladık."

Yıldız, restorasyon çalışmaları için bilim kurulunun hazırlıklarını sürdürdüğünü, tamamlandığında kışlanın çok yönlü bir kültür merkezi olarak hizmet vereceğini belirtti. Yapıda, taşınabilir hassas eserlerin sergileneceği alanlar, konferans salonu, kütüphane ve Milli Saraylar Araştırma Merkezi gibi bölümler yer alacak. Ayrıca Süvari Kışlası için de benzer bir proje üzerinde çalışıldığını ekledi.

Mahmudiye Kışlası’nın Tarihi
"Piyade" ya da "Yanık" Kışla olarak da bilinen Mahmudiye Kışlası, 1826 yılında II. Mahmut döneminde inşa edildi. Geçirdiği yangınlar nedeniyle “Yanık Kışla” adıyla anılmaya başlanan yapı, 1915 yılında Müşir İbrahim Paşazade Nurettin Paşa tarafından Mahmudiye Kışlası olarak adlandırıldı.

Bir dönem askeri okul olarak hizmet veren bina, uzun yıllar cezaevi olarak kullanıldı. Restorasyonun tamamlanmasının ardından, bu tarihi yapı, Edirne’nin kültürel hayatına değer katacak bir merkez olarak yeniden hayat bulacak.

Edirne'nin kaybolan sarayı, aslına uygun şekilde ihya ediliyor'Osmanlı'nın Edirne Sarayı' olarak adlandırılan Saray-ı Ce...
17/11/2024

Edirne'nin kaybolan sarayı, aslına uygun şekilde ihya ediliyor

'Osmanlı'nın Edirne Sarayı' olarak adlandırılan Saray-ı Cedid-i Amire'de (Edirne Sarayı) restorasyon çalışmaları aralıksız olarak devam ediyor.

Cihannüma Kasrı restorasyon uygulamaları kapsamında, bugüne ulaşan özgün yapı kalıntılarının niteliğini yitirmiş ara harçları yapısal harç ile yenilendi, enjeksiyon ve temel güçlendirme teknikleri ile sağlamlaştırıldı.

Duvarlardaki çimentolu ve özgüne uymayan muhdes (sonradan oluşturulan) eklentiler yapıdan uzaklaştırıldı. Beden duvarları ve mimari elemanların (kapı, pencere, mermer söve ve mermer giriş kapısı ve merdiven) onaylı proje ve tarihi belgeler ışığında tamamlanmasına devam ediliyor.

K*m Meydanı'nı çevreleyen 310 metre uzunluğundaki Sur-u Sultani'ye (yapıyı çevreleyen surlar) ait temel kalıntıları kazılar neticesinde ortaya çıkarıldı. Alan içerisinde özgün temiz su ve atık su hatlarına ait güzergahların araştırılması bitti. Arz odası ve K*m Kasrı'na ait kalıntıların temizliği yapılarak açığa çıkarıldı.

Çalışmalarda ilk olarak arazi toplulaştırıldı. Master plan hazırlandı.Plan çerçevesinde başlanan çalışmaların üzerinden 2 yıl geçti. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fetih planlarını hazırladığı Cihannüma Kasrı’nın da içinde bulunduğu K*m Meydanında yoğun bir çalışma yapılıyor. Milli Saraylar Başkanlığı’nın devraldığı restorasyon çalışmaları sarayın Enderun (ikinci) avlusundaki yapılarda yoğunlaştı.

Avluyu çevreleyen 7 metre yüksekliğinde, 400 metre yüksekliğindeki sur duvarları ihya edildi. Padişahların hayatının büyük bölümünün geçtiği 7 katlı Cihannüma Kasrı’ndaki çalışmalarda yüzde 70 ilerleme kaydedildi.

Kazı çalışmaları sonucunda ikinci avluyu çevreleyen 400 metrelik surun ortaya çıkarıldığını söyleyen Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, Ortaya çıkartılan surun bilim kurulu tarafından onaylanan proje kapsamında ihya edildiğini vurguladı.

"Yüzde 70 oranında tamamlanmış durumda"

Milli Saraylar Başkanlığı olarak Edirne Sarayı’nda 2 yıldır yoğun bir çalışma yürüttüklerini aktaran Yıldız, "Saray, 2022 yılının Ekim ayında Milli Saraylar bünyesine dahil oldu. Çok önemli çalışmalar hayata geçiyor. Sadece Edirne için değil, ülkemizin tarihi ve kültürel miras birikimi açısından da oldukça kapsamlı bir birikim hayata geçiyor. İkinci avluda yer alan Cihannüma Kasrı Edirne Sarayı’nın çok önemli bir nişanesi. Onun da onaylı projeleri doğrultusunda önemli bir aşama geçildi. Yüzde 70 oranında tamamlanmış durumda. Edirne Sarayı’nın yaklaşık bin 300 dönümlük araziye yayıldığını tarihsel olarak biliyoruz. Bunun önemli bir kısmı farklı kurumlardan tahsisli birleştirilmek suretiyle Milli Saraylara devri yapılarak öncelikle arazinin bir araya getirilmesi süreci tamamlandı. Ardından Ocak 2023’te açıkladığımız gibi bir master plan üzerine yaklaşık 5 yılı kapsayan bir master planla Edirne Sarayı’nda restore edilecek binaların ihya edilebilecek binaların ve alanın bahçelerin, peyzajın restorasyon süreçlerinin tamamlanmasıyla ilgili bir master plan ortaya çıktı Milli Saraylar Bilim Kurulu tarafından” ifadelerine yer verdi.

Edirne Sarayı’nın taşkın riski taşıyan bölgede olduğunu belirten Yıldız, surların 7 metre yüksekliğinde yapılmasının bu noktada fayda sağlayabileceğini aktardı. Taşkınla ilgili ilave çalışmaların Devlet Su İşleri (DSİ) ile koordineli şekilde devam ettiğini söyleyen Yıldız, çalışmalar tamamlandıktan sonra peyzaj ve arazi tesviyesi olacağını belirtti.

Yıldız, ikinci avluda yer alan Cihannüma Kasrı’nın saray için çok önemli bir nişane olduğunu ifade etti.

"K*m Kasrı’nın proje çalışmaları devam ediyor"

K*m Kasrı proje çalışmalarının da devam ettiğini söyleyen Yıldız, "Literatür ve arşiv taramaları, belgeleme çalışmaları devam ediyor. Onun ardından burası da yakın zamanda ihya edilecek. Osmanlı Sarayı’nın en önemli mekanlarından olan arz odası padişahın kabul odası ile ilgili çalışmalar da başlamış durumda. Statik raporların tamamlanmasının ardından arz odasının da yakın zamanda ihya edildiğini göreceğiz. Edirne Sarayı’nın artık birinci avlu cephesinde kalan Babüssadesinin de çalışmaları devam ediyor. Onlarla ikinci avludaki çalışmaları tamamlamış olacağız.Birinci avludaki mutfaklar geçmiş yıllarda farklı kurumlar tarafından restore edilmişti. Bununla birlikte yine ikinci avluda kalan K*m Kasrı Hamamı restore edilmişti. Burada dönemin restorasyon uygulamalarındaki bazı döneme uygun olan ama günümüzde artık kullanılmayan malzemelerin ayrıştırılması süreci olacak dolayısıyla Matbah-ı Amire ve K*m Kasrı Hamamı’nda da konservasyon, güçlendirme ve bazı restorasyon çalışmalarını hayata geçireceğiz" ifadelerine yer verdi.

"Edirne Sarayı gün geçtikçe ete kemiğe bürünüyor"

Birinci avlunun Alay Meydanı, ikinci avlunun ise K*m Meydanı olarak geçtiğini ifade eden Yıldız, 2 avludaki peyzajla ilgili çok önemli arşivlere ulaşıldığını vurguladı. Edirne Sarayı'nın her geçen gün ete kemiğe büründüğünü söyleyen Yıldız, Edirne’de çalışmalara destek olan tüm paydaş kuruluşlara da teşekkür borçlu olduklarının altını çizdi.

Fahrettin Baydar

Edirne Sarayı ayağa kalkıyor1752 depremi ve 1776 yangınıyla büyük bir kısmı yok olan Edirne Sarayı’nın restorasyon çalış...
16/03/2024

Edirne Sarayı ayağa kalkıyor
1752 depremi ve 1776 yangınıyla büyük bir kısmı yok olan Edirne Sarayı’nın restorasyon çalışmaları el işçiliği titizliğiyle yürütülüyor. Saray kompleksi içindeki Cihannüma Kasrı 1 yılda görünür hâle geldi

570 yıllık geçmişi olan ve 1752'deki büyük deprem, 1776'daki yangın ve 1876-1877 Rus Savaşı'nda düşmanın eline geçmemesi için cephaneliğin patlatılmasıyla harap olan Edirne Sarayı, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Milli Saraylar Başkanlığı tarafından restore ediliyor. Başkanlığın belirlediği 5 yıllık yol haritasında bir yıllık hedefler tamamlandı. Kısmen bugüne ulaşan Cihannüma Kasrı ve sur duvarlarıyla ilgili arkeolojik kazılar tamamlandı. Kasrın restorasyon süreci başlatıldı.

Cihannüma Kasrı restorasyon uygulamaları kapsamında, bugüne ulaşan özgün yapı kalıntılarının niteliğini yitirmiş ara harçları yapısal harçla yenilendi, enjeksiyon ve temel güçlendirme teknikleriye sağlamlaştırıldı. Edirne Sarayı alanı içerisinde bulunan Namazgâhlı Çeşme'ye ait çimento harçlı kalıntılar temizlenerek onaylı proje kapsamında duvarları ve çevre düzenlemesi yapıldı. Saray sınırları içerisindeki diğer yapıların gün yüzüne çıkarılması için arkeolojik kazılar da tamamlandı. Arz odası ve K*m Kasrı'na ait kalıntıların temizliği yapılarak açığa çıkarıldı. Ayrıca sarayın sınırları içerisinde bulunan tarihi Edirne Merkez Asker Hastanesi alanında bugüne ulaşan 11 metre yüksekliğindeki duvar kalıntısı, yıkılma tehlikesine karşı 58 ton çelik malzeme kullanılarak koruma altına alındı. AA

'ÜLKEMİZ İÇİN BÜYÜK KAZANÇ'
Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Edirne Sarayı'nın Topkapı Sarayı'nın referans yapısı olduğunu söyleyerek "Edirne Sarayı'nın yeniden ihyası sadece şehrimiz için değil ülkemiz için de çok büyük kazanç olacaktır. Bu kültürel mirasın yeniden ayağa kaldırılması çok ciddi bir turizm potansiyelini beraberinde getirecek" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Milli Saraylar Sempozyumu’nda Edirne Saray...
30/11/2022

Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Milli Saraylar Sempozyumu’nda Edirne Sarayı için büyük bir müjde verildi. Trakya Üniversitesinin uzun uğraşları sonucunda gündeme taşınan Edirne Sarayı, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından 5 yıl içerisinde yeniden ihya edileceği müjdesi paylaşıldı.

Dünyanın en prestijli saray müzelerini, yöneticilerini ve bu alanda çalışan akademisyenleri bir araya getiren Uluslararası Milli Saraylar Sempozyumu’nda Edirne için büyük bir müjde paylaşıldı. Trakya Üniversitesi tarafından uzun yıllardır inşası ve ihyası adına çalışmalar yürütülen ve son olarak Milli Saraylar Başkanlığına devredilen Edirne Sarayı, beş yıl gibi kısa bir süre içerisinde yeniden yükselecek.

Göreve geldikleri günden bu yana hayalini kurdukları Edirne Sarayı’nın ihyası ve inşası noktasında aldıkları müjdeli haberin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu “İlk olarak bir müddettir ara verilmiş olan Edirne Sarayı kazısı, Üniversitemize devredildi. Daha sonra bu kazı, yine gayretlerimiz neticesinde Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazılar içerisine dâhil edildi ve 12 ay sürmesinin önü açıldı. Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, sonuncusu danışma kurulu üyeleri ile olmak üzere davetimiz ve ev sahipliğimizde üç defa Edirne’ye gelerek kazıları ve çalışmaları yerinde inceledi. Ve son olarak yakın zamanda Edirne Sarayı, Milli Saraylar Başkanlığına devredildi. Tüm bu çalışmalarımız neticesinde Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, dünya çapında bir bilimsel etkinlikte Edirne Sarayı’nın yeniden yükseleceği müjdesini verdi. Bu Edirne için tarihî bir müjdedir. Zira Edirne Sarayı sadece bir yapı değil bir medeniyetin merkezidir. Sarayın tüm ihtişamı ile yeniden bizleri karşılayacağı günlerin mutluluğunu tüm Edirnelilerle paylşamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.” dedi.

Rektör Tabakoğlu, konuşmasını Edirne Sarayı’na verdikleri önemden ötürü Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız ve yaşanılan bu süreçte, Trakya Üniversitesinin çalışmalarına destek veren Edirne Valisi H. Kürşat Kırbıyık’a ve emeği geçenlere teşekkür ederek sonlandırdı.

https://www.trakya.edu.tr/haber/edirne-sarayi-na-kavusuyor

Edirne Saray-ı Cedid
04/12/2020

Edirne Saray-ı Cedid

Address

Edirne

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Edirne Sarayı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share