09/06/2026
Güvence Yoksa Nafaka Hakkı Tartışmaya Açılamaz!
Anayasa Mahkemesi’nin nafaka hakkına yönelik kararı, kadınları boşanma sonrası yoksulluk ve şiddet cenderesine hapsedecek bir düzenlemenin kapısını aralamıştır. Bizler, nafakanın sınırlandırılmasını tartışanların; kadının boşanma sonrası karşı karşıya kaldığı ekonomik boşluğu ve sosyal devletsizliği yok saydığını görüyoruz.
Nafakayı kısıtlayan bir düzenleme, ancak ve ancak devletin şu “Güvence Paketini” hayata geçirmesiyle tartışılabilir.
1. İstihdam Garantisi: "Boşanan Her Kadına İş Güvencesi"
Nafaka süresinin kısıtlanması, kadını piyasaya "savunmasız ve niteliksiz" bir şekilde atmak demektir.
Talep: Boşanmış kadınların istihdamında pozitif ayrımcılık; belediyeler bünyesinde veya yerel işletmelerde boşanmış kadınlara yönelik istihdam kotaları getirilmelidir.
Eğitim: İŞKUR aracılığıyla, boşanma sürecindeki kadınlara, hayatlarını idame ettirebilecekleri teknik beceri kazandıran ve süresi boyunca asgari ücretin altında kalmayacak bir "geçiş dönemi maaşı" bağlanmalıdır.
2. Bakım Emeği ve Kreş Garantisi
Kadının istihdama katılamamasının önündeki en büyük engel "bakım yüküdür".
Talep: Nafaka kısıtlamasıyla kadının ekonomik bağımsızlığı hedefleniyorsa, devlet 7/24 ücretsiz, ulaşılabilir ve güvenli kreş/bakım evi hizmetini anayasal bir hak olarak sunmalıdır. Bakım yükü üzerimizdeyken istihdama katılmamız beklenemez.
3. Şiddete Karşı Koruma ve Barınma Güvencesi
Nafakanın kesilmesi, pek çok kadını ekonomik şiddet kıskacında, şiddet gördüğü evliliğe geri dönmeye zorlayacaktır.
Talep: "Nafaka bitti, evden çık" baskısına karşı; boşanmış kadınlar için sosyal konut projelerinde öncelik ve kira yardımı mekanizması işletilmelidir. Şiddet riskinin olduğu durumlarda nafaka sınırlandırılamaz; bu, kadının yaşam hakkına doğrudan müdahaledir.
4. "Kadın Bütçesi" Denetim Mekanizması
Talep: Yerel yönetimler, bütçelerinin belirli bir oranını (örneğin %10) **"Kadın Güçlendirme Fonu"**na ayırmalıdır. Bu fon, nafaka süresi dolan veya nafaka alamayan kadınların acil ihtiyaçları, hukuki destekleri ve meslek edindirme süreçleri için kullanılmalıdır.
2. Bakım Emeği ve Kreş Garantisi
Kadının istihdama katılamamasının önündeki en büyük engel "bakım yüküdür".
Talep: Nafaka kısıtlamasıyla kadının ekonomik bağımsızlığı hedefleniyorsa, devlet 7/24 ücretsiz, ulaşılabilir ve güvenli kreş/bakım evi hizmetini anayasal bir hak olarak sunmalıdır. Bakım yükü üzerimizdeyken istihdama katılmamız beklenemez.
3. Şiddete Karşı Koruma ve Barınma Güvencesi
Nafakanın kesilmesi, pek çok kadını ekonomik şiddet kıskacında, şiddet gördüğü evliliğe geri dönmeye zorlayacaktır.
Talep: "Nafaka bitti, evden çık" baskısına karşı; boşanmış kadınlar için sosyal konut projelerinde öncelik ve kira yardımı mekanizması işletilmelidir. Şiddet riskinin olduğu durumlarda nafaka sınırlandırılamaz; bu, kadının yaşam hakkına doğrudan müdahaledir.
4. "Kadın Bütçesi" Denetim Mekanizması
Talep: Yerel yönetimler, bütçelerinin belirli bir oranını (örneğin %10) “Kadın Güçlendirme Fonu"na ayırmalıdır. Bu fon, nafaka süresi dolan veya nafaka alamayan kadınların acil ihtiyaçları, hukuki destekleri ve meslek edindirme süreçleri için kullanılmalıdır.