19/09/2012
YAPILAN İYİLİK ANLATILMAZ
Vaktin birindedürüst ve temiz bir genç adam,çalışmak için memleketinden çok uzakta büyük bir şehre gitmek üzere yola çıkar. Genç adam yolculugu sırasında kendisi için izahı imkansız bazı olaylarla karşılaşır.
İlk olay, bir grup insan bir tarlaya buğday ekiyordur.Ekilen buğdaylar anında yetişip olgunlaşıyor,onlar da hiç vakit kaybetmeden hasat ediyorlardı.Hasadın hemen ardından ise buğdayları ateşe verip yakıyorlardı.
İkinciside, bir adam büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor ama bir türlü başaramıyordu.Daha sonra bu taşın üzerine bir tane daha ekleyince kaldırabiliyordu.Bir üçüncüyü eklediğinde ise daha rahat kaldırabiliyordu.
Son olayda ise bir adam bir koyuna binmiş,onun üzerine de bir kaç kişi binmiş koşturuyorlardı.Arkalarından birileride onlara yetişmek için çabalıyor ancak yetişemiyorlardı.
Genç adam gördükleriyle kafası iyce karışmış bir halde yolculuğun nasıl geçtigini anlamadan büyük şehrin kapısına gelir.Kapıda bir pir-i fani,kendisini durdurup nereden ve niçin geldigini sorar. Genç adam niyetini açıkladıktan sonra,şahit olduğu olayları da ihtiyara bir bir anlatır.
İhtiyar olanları şöyle yorumlar:
İlk rastladığın grup,iyilik edip de onu sağda solda konuşarak değerini kaybedenlerin durumunu anlatır.
Taşları kaldıran kişinin durumu ise şudur:
İnsana ilk işlediği günah ağır gelir,onun altında ezilir.Tövbe etmeden başka günahlar insan hafif gelmeye başlar.
Son olaya gelince: Koyun sırtındakiler cennete taşınmaktadır.Koyuna ilk binen alimdir.Ondan sonra binenler her sınıftan müminlerdir.Bunlara yetişmek için koşanlar ise inançsız kimselerdir.