Anadolu yakasında Dudullu’da yapılan kazılarda alt paleolitik çağ (M.Ö. 1,5 milyon -200 000) yıllarına özgü aletlere rastlanmıştır.
İstanbul civarında insanlığın evrimi, Dudullu’daki kazılardan ötürü, önce Anadolu yakasında başlamış görünmektedir. Yapılan kazılardan, zaten M.Ö. 5000 inci(Kalkolitik çağ) yıllardan itibaren Kadıköy, Fikirtepe, Dudulu, Ümraniye ve Pendik’te yoğun yerleşim olduğu
sanılmaktadır.
İstanbul tarihini ilk çağdan sonra dönemlere ayıyırsak şöyle sıralıyoruz;
1. Osmanlı imparatorluğu dönemi (1453 – 1923)
4. Türkiye Cumhuriyeti dönemi (1923 - …….) Yine Bizantium dönemine bakınca Yunanistan’dan gelen Megara’lılar M.Ö. 680 lerde Marmara denizini geçip İstanbul’a ulaştılar. Bu günkü KADIKÖY’de Kalkedon denilen bir kent kurdular. Körler ülkesi de denilen bu kentin halkı tarımla uğraşıyordu..
İstanbul’da Anadolu yakası, Avrupa yakasına göre tarih boyunca daima bir adım önde gittiği gözlenmiştir. Misal verirsek, Osmanlı'lar 1453 te İstanbul fethedilmeden önce Anadolu yakasında toplanmıştır. Rumeli Hisarı’ndan önce Anadolu Hisarı inşa edilmiştir. Anadolu Hisarı(Güzelce Hisar) 1390 – 1391 yıllarında Sultan Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. İstanbul’u feth etmek Rumeli Hisarı inşaatından sonra vuku bulunca, Anadolu Hisarı zamanla önemini kaybetmiştir. Fatih Sultan Mehmet 1453 te kenti ele geçirince, Osmanlı İmparatorluğu dönemi
(1453 – 1923) başlamıştır.
1459 da İstanbul hayli büyüdüğünden 4 idari birime ayrıldı. Bu birimlerden biri ÜSKÜDAR dır. Diğerleri Suriçi, Eyüp, ve Galata idi. ANADOLU YAKASI da bir taraftan Kadıköy, Bostancı’ya doğru diğer taraftan Üsküdar, Beykoz’a doğru yayıldı.
İstanbul Başkenti, ünvanını, 1923 te Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla Ankara’ya bıraktı. Genelleme yaptığımızda, İstanbul’un Avrupa yakasi, ulaşım açısından gelişen Avrupa’ya daha yakın olduğundan, her zaman daha kalabalık ve daha fazla bir ticaret merkezi olmuştur. Neticesinde Anadolu yakası bugün de nasıl Avrupa yakasına göre daha sakin ve nüfusu azsa, Bizanz’tan bu yana da hep böyle idi. Asya’dan gelen kervanların son konaklama yeri olan Üsküdar, aynı zamanda Osmanlı ordusunun eğer doğuya sefere gidiliyorsa ilk toplanma yeriydi. Bütün hazırlıklar Üsküdar’da tamamlanırdı. Bu gün bile parmak ısırtacak lojistik beceriyle Osmanlı ordusu günde 40 km katederek son hazırlıklarını yapmak üzere Gebze’de toplanırlardı. ETİMOLOJİK AÇIDAN İSTANBUL:
Grekçe : Statolit(kente doğru) anlamındadır. Rumca : Istinpolin
Ermenice : Stimbol, Esdambol, Eskomboli
Selçuklular : Stambul
Osmanlıca : İstanbul, İslambol
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Uyarı! fan sayfasında yer alan tüm içerikler, “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” uyarınca tescil ve koruma altındadır. Kısmen dahi olsa; basılı şekilde ya da internet üzerinde, izinsiz çoğaltılıp kopyalanamaz, alıntı yapılıp kullanılamaz. Ancak habere aktif link verilerek kullanılabilir...