TKP - Bahçelievler

TKP - Bahçelievler TKP Bahçelievler
Yayla Semt Evi

07/08/2026

5 Ağustos Çarşamba akşamı Yenibosna'da çöken Volkan Apartmanı önünden sesleniyoruz:

"Her yurttaşın deprem ve göçük korkusu yaşamadan, devlet tarafından sağlanan güvenli, sağlıklı, ücretsiz konutlarda yaşama hakkı var. Bu güvenceyi sağlamayan, kar ve müteahhit odaklı düşünen iktidar, bu göçüklerden kader ya da bilinçsi vatandaş söylemiyle kurtulamaz.

Türkiye Komünist Partisi Bahçelievler örgütü olarak sürecin takipçisi olacağız."

Konut Sorunu Rantla Değil, Devletleştirmeyle Çözülür!
07/08/2026

Konut Sorunu Rantla Değil, Devletleştirmeyle Çözülür!

27/04/2026
27/04/2026

Komünist Bakış bu akşam 1 Mayıs'ı konuşuyor.

İşçinin bayramı bölündü mü?
Sendikalar nerede yanlış yaptı?
İşçi sınıfı nasıl kurtulacak?

'da her zamanki saati 21.30'da Nevzat Evrim Önal soruyor, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan yanıtlıyor.

22/04/2026

Dünyanın kaderini değiştiren büyük Ekim Devrimi’nin lideri Lenin bugün 156 yaşında.

Kapitalizmin insanlığı sürüklediği sömürüye, açlığa ve savaşlara son vermek için sermaye düzeninin yıkılması gerektiğinde ısrar etti. Yalnızca kapitalist sisteme karşı değil, işçi sınıfının mücadelesini önemsizleştirmeye çalışanlara karşı da kararlılıkla mücadele verdi. Devrimi durmaksızın arayan, ülkesini devrimle buluşturan ve dünyanın dört bir yanında emekçilerin umut ve heyecanla ayağa kalktığı bir dönemin açılmasında belirleyici rol oynayan bu büyük ihtilalcinin mirası, işçi sınıfının imzasını taşıyacak yeni devrimlerde yaşamaya devam edecek.

İyi ki doğdun Lenin!

25/03/2026

Ulusal çıkarlar işte böyle savunulur

Türk dış politikasına yön veren, ne “ulusal” çıkarlar ne hükümetin ya da bakanın kişisel tercihleridir. Dış politikamız içeride milyonlarca yurttaşımızı yoksul ve yoksun bırakan toplumsal sistemin biricik kazananı olan büyük holdinglerin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmektedir.

Emperyalist haydut ABD ve siyonist katliamcı İsrail tarafından saldırıya uğrayan komşu İran’ı suçlayan bildirilerin imzalanmasının asıl sorumlusu bu holdinglerdir.

Bu holdingler İsrail’le iş yapmak ister, bu holdingler asalak Körfez şeyhlerinden kredi ister, bu holdingler yayılmak ister, bu holdingler savaş ister, silah üretmek ve satmak ister, bu holdingler NATO’nun hücrelerimize kadar yerleşmesini ister, bu holdingler ucuz işgücü ister, bu holdingler sendikacıyı, gazeteciyi tutuklu görmek ister.

Holdingler ister, hükümetler yapar. Hükümetler, siyasetçiler de holdingleşir, hep beraber vatan, millet, Sakarya diyerek ülkemizi uçurumun kenarına getirirler.

Yeter artık!

Ulusal çıkarlar ve güvenlik adına bu halkı aldattığınız yeter!

NATO üyeliği ülkemizi ve halkımızı korumaz. Tersine NATO üyeliği ülkemizi ve halkımızı savaşa doğru çeker.

NATO ve ABD’nin bir savaşta kimsenin güvenliğini sağlamayacağı, sağlayamayacağı bugün sürmekte olan savaşta açık bir biçimde görülmüştür. “NATO üyesi olmazsak, ABD bize saldırır”, “NATO üyesi olmazsak Rusya bizi yutar” gibi korku masalları NATO’cu sahtekarların yıllardır pişirip pişirip önümüze koyduğu argümanlardır.

ABD bize saldıracaksa, onu içimize neden sokuyoruz? 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 15 Temmuz’da olduğu gibi darbe yapsın diye mi? Suikastlerle, katliamlarla, her tür provokasyonla kaos yaratsın diye mi? Ülkeye ait her tür bilgiye kolay yoldan erişsin, yurttaşlarımızı fişlesin diye mi?

Rusya ile savaş olasılığı varsa, ülkemizin üslerini neden NATO’ya, ABD’ye açıyor ve neden bunlardan bir tanesinde nükleer silah bulundurulmasına izin veriyoruz? ABD ile Rusya arasında bir gerilim yaşandığında doğrudan hedef olalım diye mi?

Bu, ülkemizin, halkımızın güvenliği değildir. Bu, holdingler düzeninin güvenliğidir. Kimseyi kandırmayın.

İçerideki adaletesizlik, dışarıda NATO’cu, Amerikancı bir dış politikayı dayatıyor.

Başlarındaki sömürücülerden kurtulsa Ege’de dostluk ve kardeşlik köprüsü kuracak iki ülke olan Türkiye ve Yunanistan’ın haline bakın. Kim ABD’yi daha çok memnun edecek yarışına girmişler, birbirleriyle rekabet ediyorlar. Sorsanız herkes “ulusal çıkar”dan dem vuruyor.

Kıbrıs’a bakarsak neyin çıkarıymış bu görürüz. Güney’de İngiliz üsleri, NATO’ya girme hazırlıkları, cirit atan İsrail ajanları, Kuzey’de kumarhaneler, fuhuş ve uyuşturucu ticareti, her tür yolsuzluk ve suç. Küçük bir adayı nasıl batırırız yarışıdır bu!

Ulusal çıkar nasıl savunulur biliyor musunuz?

Ulusun adına gölge düşürenlerden kurtularak en başta. On milyonlarca yurttaşımız yoksullukla boğuşurken, nüfusun yüzde birlik bölümünün sürekli zenginleşmesi bu ülkenin en büyük utancıdır. Nokta.

Bu utançtan kurtulursak egemenliğimizi, bağımsızlığımızı ayaklar altına alan, zorbalarla işbirliği üzerine kurulu bir dış politikadan ve güvenlik mimarisinden kurtuluruz. ABD’ye yaranma, İsrail’le arka odalarda anlaşma, ülkemizin kaynaklarını hiçbir işe yaramayan bir “silahlanma” sarmalına akıtma derdinden kurtuluruz.

Tekrar ediyoruz: Bu dış politika, Türkiye’nin egemen sınıfına hizmet ediyor, yurttaşlara değil.

Halkımızın çıkarı NATO’dan çıkmaktadır.
Halkımızın çıkarı bütün yabancı üslere el konmasındadır.
Halkımızın çıkarı bütün yabancı askerlerin kapı dışarı edilmesindedir.
Halkımızın çıkarı askerlerimizin yurt dışı operasyonlardan çekilmesindedir.
Halkımızın çıkarı halka dayalı bir güvenlik politikasının ilan edilmesindedir.
Halkımızın çıkarı ülkenin egemenliği, bağımsızlığı ve de güvenliği için stratejik sektörler olan enerji, silah sanayi, maden, gıda ve giderek bütün temel sektörlerde hızlı devletleştirmelerdedir.
Halkımızın çıkarı işgaller ve askeri müdahalelerin olağanlaştırıldığı bir dünyada işgalcileri bozguna uğratacak bir yurt savunmasını esas alan bir strateji ve yapılanmanın oluşturulmasındadır.

Bir kez daha söylüyoruz; küçük bir azınlığın arsız çıkarları üzerine kurulu bir toplumsal düzen ülkenin ve halkın güvenliği için tehdittir.

Olur ya, yarın o işbirliği yapmak için elli takla atılan emperyalist güçler bu ülkeyle ilgili uğursuz dosyalardan birini açıp Türkiye’yi bir varlık mücadelesi içine sokarlarsa eğer, işgalcilerle birlikte bu toplumsal düzenin yılmaz savunucularının da bileti kesilirse kimse darılmasın, gücenmesin.

Kuşkusuz daha iyisi, böylesi bir açık saldırganlık öncesinde emekçi halkımızın sırtından bu asalakları atması ve ülkemizi eşitlikle birlikte refah ve güvenlik yoluna sokmasıdır.

17/03/2026

Seçme ve seçilme hakkının gaspına karşı Saraçhanede’yiz

Geçtiğimiz yıl 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan ve hâlâ devam eden süreç yurttaşlarımızın en büyük kazanımlarından biri olan seçme ve seçilme hakkının gaspı anlamına gelmektedir. İktidarın siyaset alanına bu ve benzer müdahalelerine karşı durmak için geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Saraçhane’de olacağız.

Partimizin yerel yönetimler, CHP ve İmamoğlu’na ilişkin değerlendirmeleri kamuoyunda bilinmektedir. Dedikodu ya da spekülasyonlar değil köklü siyasal ve ideolojik farklılıkların ürünü olan bu değerlendirmeler partimizin Türkiye’de siyaset alanını daraltan söz konusu hamleye ve hukuksuzluğa karşı durmasının önünde engel değildir. Kaldı ki, AKP iktidarının Türkiye’de “yolsuzluk”larla ilgili bir tasarrufta bulunma ehliyeti hiçbir biçimde bulunmamaktadır.

19 Mart 2025’te, seçme ve seçilme hakkına saldırılmıştır. Bu saldırıya güçlü bir yanıt vermek hem dün hem bugün bir yurttaşlık görevidir.

Türkiye Komünist Partisi İstanbul İl Örgütü

📍Yenikapı Marmaray İstasyonu
🗓️18 Mart
🕖19.30

21/02/2026

Address

Siyavuşpaşa Mahallesi, Leylak Sokak, No:14B, Bahçelievler
Istanbul
34182

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when TKP - Bahçelievler posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to TKP - Bahçelievler:

Shortcuts

Share