09/08/2026
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’Yİ İSTERKEN, MİLLETİN İRADESİNİ DE KORUMAK ZORUNDAYIZ
Türkiye kritik bir eşikten geçiyor.
Bugün ülkemizin en temel meselelerinden biri, yıllardır milletimizin canını yakan terör belasından tamamen kurtulmaktır. Biz açıkça söylüyoruz:
Terörsüz Türkiye istiyoruz.
Çocuklarımızın terör korkusuyla büyümediği, anaların evlat acısı yaşamadığı, güvenlik güçlerimizin şehit haberleriyle değil, başarı haberleriyle gündeme geldiği bir Türkiye, hepimizin ortak temennisidir.
Fakat burada çok önemli bir ayrım yapmak zorundayız.
Terörsüz Türkiye başka, teröre taviz başka bir şeydir.
Barışa karşı değiliz. Kardeşliğe karşı değiliz. Türkiye’nin huzuruna ve birlikteliğine karşı hiç değiliz.
Ama terörün ve terör suçlularının ödüllendirildiği, milletin vicdanını yaralayacak ayrıcalıkların ortaya çıktığı bir düzenlemeye de sessiz kalamayız.
Eğer bir çerçeve yasa hazırlanacaksa bunun adresi milletin iradesi olmalıdır. Süreç şeffaf olmalı, kamuoyu ne olduğunu bilmeli ve Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren kararlar kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıkların konusu olmamalıdır.
Bizim kırmızı çizgim nettir:
Terörsüz Türkiye’ye EVET!
Teröre taviz vermeye HAYIR!
Milli iradeye EVET!
Teröriste af ve ayrıcalık verilmesine HAYIR!
Çünkü bu ülkenin şehitleri vardır.
Bu ülkenin gazileri vardır.
Bu ülkenin yıllarca terörle mücadele etmiş güvenlik güçleri vardır.
Ve her şeyden önemlisi, bu ülkenin bir vicdanı vardır.
Şehitlerimizin emanetini, gazilerimizin hakkını ve milletimizin adalet duygusunu hiçbir siyasi hesap uğruna görmezden gelemeyiz.
Peki, Tuzla?
Bütün bu büyük Türkiye tartışmalarının yanında, bizim bir de Tuzla’mız var.
320 bin insanın yaşadığı Tuzla; sanayisiyle, tersaneleriyle, limanıyla ve sahiliyle İstanbul’un önemli ilçelerinden biridir.
Ama Tuzlalının gündeminde hâlâ:
İmar var.
Emsal var.
Trafik var.
Ulaşım var.
Eğitim var.
Altyapı var.
Çevre var.
Tuzlalı artık aynı sorunların yıllarca konuşulmasını değil, çözülmesini istiyor.
İnsanlar artık siyasi polemik değil, hizmet görmek istiyor.
Verilen sözleri değil, tutulan sözleri görmek istiyor.
Koltuk kavgasını değil, şehrinin geleceği için mücadele eden siyasetçileri görmek istiyor.
Biz siyasette olması gerekenin güven ve hizmet olduğuna inanıyoruz.
Çünkü seçmenin verdiği oy hiç kimsenin tapulu malı değildir.
Sizin oyunuz bir emanettir.
Sizin oyunuz bir güvendir.
Sizin oyunuz milletin iradesidir.
Siyasi makamlar ve koltuklar geçicidir. Asıl kalıcı olan, insanların size duyduğu güvendir.
Dün başka konuşup bugün başka davranmak, siyasi kimlikleri kişisel hesapların önüne koyamamak siyasete olan güveni zedeler.
Biz Anahtar Parti olarak siyaseti makam için değil, millet için yapıyoruz.
Yanlış kimden gelirse gelsin yanlış diyeceğiz.
Doğru kimden gelirse gelsin doğru diyeceğiz.
Çünkü bizim ölçümüz şahıslar değil, milletin menfaatidir.
Bugün Tuzla’dan bütün Türkiye’ye sesleniyorum:
Bu ülke bizim.
Bu bayrak bizim.
Bu vatan bizim.
Bu gelecek bizim.
Türkiye’nin geleceği birkaç kişinin kararına bırakılamaz.
Milletin iradesi her şeyin üzerindedir.
Kararı millet vermelidir.
Söz milletin olmalıdır.
Yetki milletin olmalıdır.
Biz terörsüz bir Türkiye istiyoruz.
Ama bunu yaparken şehitlerimizin emanetini, gazilerimizin hakkını ve milletimizin vicdanını da korumak zorundayız.
Çünkü güçlü Türkiye, sadece terörden arınmış Türkiye değildir.
Güçlü Türkiye; hukukun üstün olduğu, adaletin olduğu, millet iradesinin esas alındığı ve vatandaşının kendisini güvende hissettiği Türkiye’dir.
Ve biz bu Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Ümral ÖZTÜRK
Anahtar Parti Tuzla İlçe Başkanı