Fatih SÜTCÜ

Fatih SÜTCÜ Merzifon / Amasya

MEMLEKETİMDE BAYRAM AREFELERİBayram arefelerini hatırlarım çocukluğumun..Analarımız babalarımız bizi ödüllendirme arzusu...
26/05/2026

MEMLEKETİMDE BAYRAM AREFELERİ
Bayram arefelerini hatırlarım çocukluğumun..
Analarımız babalarımız bizi ödüllendirme arzusu ile
bayram arefelerinde
bizleri önlerine katar, bayramlık almak için şehrin merkezinin yolunu tuttururlardı.
Kalbimiz heyecandan yerinde duramaz sabırsızca yola revan olurduk. Geçtiğimiz
bayram aldığımız ayakkabılar ayağımızda geçen koca bir senenin kronolojisini
andırır eskimişliği ile bize veda etmeye hazırlanırdı.

Dünyada ki herşeyi alabilecek sandığımız kudreti ile, babalarımız dağ gibi
görünürdü bize.Dağdı hem de birşey istiyeceğimiz zaman çekindiğimiz koca bir dağ.
Ama isteklerimizi o koca dağa iletebilecek bir elçimiz vardı bizim.O dağa yakışan
gelincik çiçekleri annelerimiz vardı, her derdimizi dinleyen, çareler bulan..

Memleketim ile özdeşleşmiş çömlekler ellerde fırın sıralarına girer üzerlerine
beyaz tebeşir ile isimler yazılırdı.. Tembih edilirdi keşkeğe katılacak su..
Haşhaşlı çörekler kara baklalı dolmalar bol cevizli baklavalar sofralarda yerini
almaya hazırlanırdı.

Dönertaş bizim için dünyanın merkezi konumundaydı. Şekerlere lokumlara bakar
ayakkabıcılar arastasına doğru yürürdük.. Kınacılar tarafından gelen kavrulan
leblebilerin kokuları burnumuzda, gülücükler yüzümüzde.. Arastanın başına
geldiğimizde yeni ayakkabı kokuları da karışırdı burnumuzda ki şölene. Alın teri
ile kazanılan paraların sevince dönüştüğü yerdi orası. Pazarlıklar sürerdi tatlı
tatlı. Radyolarda ki Trt 1 ortak yayınından musiki nağmeleri yükselirdi, terzilerin
dikiş makinalarının sesleri ile ortaya karışık.

Ve İstediğimizi almışlığın o çocuksu gurur ve edasıyla ellerimizde ki poşetleri sımsıkı
tutar bayram sabahını beklemek üzere evlerimize giderdik.
Bayram şekerlemelerini annelerimizin sakladığı yerden bulmak zor birşey değildi bizim
için. Hele de yeni şerbetlenmiş baklava tepsisi genelde yatak odasında bir yerlerde
olurdu.Dilim dilim aşırırdık. Kaç odalıydı ki zaten evlerimiz?

Arefe suyu dökünürdük annelerimizin o pamuksu ellerinden. Yeni ayakkabı ve elbiselerimizi
yatağımızın bir kenarına koyar heyecanımız engel olsa da uyumaya çalışırdık hemen sabah
olsun diye.. Yüzümüzde tatlı bir tebessüm ile..

Allah ebediyete intikal etmiş ana ve babalarımıza rahmet eylesin.. Yaşayanlara Allah
hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin.. Hayırlı Bayramlar..
Fatih Sütcü

YOL SENİ YORMUYORSA MUHTEMELEN YANLIŞ YOLDASIN Hacı Bektaş-ı Veli’nin "Yol seni yormuyorsa muhtemelen yanlış yoldasın" s...
16/05/2026

YOL SENİ YORMUYORSA MUHTEMELEN YANLIŞ YOLDASIN
Hacı Bektaş-ı Veli’nin "Yol seni yormuyorsa muhtemelen yanlış yoldasın" sözü, insanın kendini bilme ve hakikate ulaşma arayışını anlatan, tasavvufi ve felsefi derinliği en yüksek kelam değerlerinden biridir. Bu söz, hayatın ve olgunlaşmanın doğasına tutulmuş bir aynadır.
İnsan, dünyaya yalnızca nefes alıp vermek için değil, bir oluş sürecini tamamlamak için gelir. Hacı Bektaş-ı Veli, bizlere konforlu, pürüzsüz ve hiçbir çaba gerektirmeyen yolların aslında bir yanılsama olduğunu fısıldar.
Eğer yürüdüğümüz patika ayaklarımızı kanatmıyor, ruhumuzu hırpalamıyor ve bizi alışkanlıklarımızın dışına fırlatmıyorsa; o yol bizi yeni bir "ben"e ulaştırmaz. Sadece olduğumuz yerde saymamızı, egomuzun ve nefsimizin sahte konfor alanında uyumamızı sağlar.
Ham demir, ateşe girmeden ve örste dövülmeden keskin bir kılıca dönüşemez. İnsan da çile tezgahından geçmeden hamlığını atamaz, pişemez.
Bu felsefede yorulmak, tükenmek ya da pes etmek demek değildir. Aksine yorulmak; dik yokuşları tırmanacak inada, rüzgara karşı yürüyecek cesarete sahip olmak demektir.
Doğru yol her zaman sarp olur.
Kötülüğe, sıradanlığa, cehalete ve bencilliğe teslim olmak hiçbir çaba gerektirmez. Akıntıya kapılan bir yaprak yorulmaz ama onun bir rotası da yoktur; nereye varacağını suyun keyfi belirler.
Eğer yolda yürürken kalbiniz sızlamıyor, zihniniz fırtınalarla boğuşmuyor ve vicdanınız size ağır sorumluluklar yüklemiyorsa, muhtemelen nefsin diktiği zahmetsiz ama sonu uçurum olan bir düzlüktesinizdir.
Hacı Bektaş-ı Veli’nin işaret ettiği yorgunluk, bedensel bir bitkinlikten ziyade mukaddes bir sancıdır. İnsan, insan olmanın mesuliyetini omuzlarında hissettiğinde yorulur. Bir yetimin hüznünü paylaşırken, bir haksızlığa karşı dururken, cehaletle savaşırken ve en önemlisi kendi içindeki karanlıkla yüzleşirken yorulur.
Ancak bu yorgunluk, insanı eksiltmez; aksine içindeki cevheri açığa çıkarır. Yolun getirdiği her yara, içeriye ışığın sızacağı birer penceredir.
Eğer yürüdüğünüz hayat yolu sizi hiç zorlamıyorsa, hiçbir bedel ödetmiyorsa ve sizi dönüştürmüyorsa durup yönünüzü kontrol etmeniz gerekir. Çünkü asıl menzil, yürürken yorulduğumuz ama ruhumuzun dinlendiği o hakikat limanıdır.
Unutmamalı ki; en güzel manzaralar, her zaman en zorlu tırmanışların sonunda insanı karşılar.
Fatih SÜTCÜ
Fatih Sütcü

09/05/2026
HIDIRELLEZ Anadolu’nun kadim topraklarında baharın gelişi, yüzyıllardır umutla, sevinçle ve yeniden doğuşun inancıyla ka...
05/05/2026

HIDIRELLEZ
Anadolu’nun kadim topraklarında baharın gelişi, yüzyıllardır umutla, sevinçle ve yeniden doğuşun inancıyla karşılanır. Rivayetlere göre eski zamanlarda tabiatın kışın öldüğüne, baharla birlikte yeniden can bulduğuna inanılır; bu diriliş şenliklerle kutlanırmış. Zamanla bu anlam değişmiş, bugün Hıdırellez; Hızır ve İlyas (a.s)’ın yeryüzünde buluştuklarına inanılan, bereketin ve umudun simgesi olan özel bir gün haline gelmiştir.
Merzifon’da Hıdırellez, sadece bir gün değil; günler öncesinden başlayan bir heyecandır. Evler temizlenir, gönüller hazırlanır, çocukların içini tatlı bir telaş sarar. Kümbethatun ziyaret edilir, dualar edilir; dilekler kimi zaman küçük figürlerle toprağa emanet edilir. Genç kızlar bir çömleğin içine yüzük, küpe gibi eşyalarını bırakır; suyla doldurulan bu çömlek bir gül ağacının dibine gömülür. Sabah olduğunda dualarla açılır, maniler söylenir; çıkan her eşya, bir umut, bir işaret sayılır.
O gün yeşillikler çağırır insanı… Urumcuk’tan Baba Burun’a, Nazırın Doruk’tan kırlara kadar her yer insanla dolar, adeta hayat taşar. Yeni doğan çocuklar toprağa bastırılır, kuzular alınır, rengârenk elbiseler giyilir. Annelerimizin soğan kabuklarıyla boyadığı yumurtalar, bizim için sadece bir yiyecek değil; geçmişin, hatıranın ve sevginin bir parçasıdır.
Traktör römorklarında, pikap kasalarında, minibüslerde başlayan o yolculuklar; aslında çocukluğumuza, mutluluğumuza ve unutulmaz anılarımıza açılırdı. O günler belki geride kaldı ama bıraktığı izler hâlâ içimizde capcanlı…
Geleneğimizdir bu… Hatıramızdır, kimliğimizdir.
Sahip çıkalım. Yaşatalım. Unutturmayalım.
Bir Hıdırellez sabahında yine yeşilliklere bırakalım kendimizi…
Memleketin havasını içimize çekelim, ciğerlerimiz bayram etsin.
Bayram etsin çocuklar…
Bayram etsin hatıralar…

Fatih Sütcü

Çocukluğumuza özlem...Kömür cüruflarıyla çizdiğimiz evimizin önündeki mahalle arsası, en büyük oyun alanımızdı. Plastik ...
09/04/2026

Çocukluğumuza özlem...
Kömür cüruflarıyla çizdiğimiz evimizin önündeki mahalle arsası, en büyük oyun alanımızdı. Plastik top elimizde, arkadaşlarımızla saatlerce maçlar yapardık. Ter içinde, kan ter içinde oynar; akşam olduğunda annelerimizin çağrısına bile aldırış etmezdik. Maçtan sonra sürahiyle su dağıtır, yorgun ama mutlu bir şekilde birbirimize bakardık.
O zamanlar dostluk en saf, en doğal hâliyleydi. Siyah beyaz tv’lerde maçları izler, mahalle ekmek büfesinden sıcak ekmekler alırdık. Kadir’in ve Abidin’in bakkaldan cebimizdeki parayla bir bardak çekirdek alıp birbirimize ikram ederdik.
Belki bugün teknoloji çağında olan çocuklarımız kendilerini şanslı görüyorlar; ama ben, o günleri yaşadığım için daha şanslıyım. Çünkü mutluluğun, dostluğun ve oyunun gerçek tadını tattık.
Fatih SÜTCÜ

Merzifon’un o Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında, ikindi güneşinin evlere ve taş duvarlara vurduğu o saati hatırlıyorum...
26/03/2026

Merzifon’un o Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında, ikindi güneşinin evlere ve taş duvarlara vurduğu o saati hatırlıyorum. Dedemlerin büyüklerimin oturduğu harmanlar mahallesinde bir kahvenin önünde, tahta sandalyeler sokağa taşmış, büyüklerin derin sohbetine çay kaşıklarının sesi eşlik ediyordu.
Babam cebinden o meşhur bozuk parayı çıkarıp elime tutuşturduğunda, dünyanın en zengin çocuğuydum. Hemen bakkalın yanındaki o soğuk kasaya koşar, cam şişenin içindeki Sunko ya da Hayat gazozunun o eşsiz serinliğini avuçlarımda hissederdim.
O zamanlar zaman daha yavaş akar, mutluluk bir gazoz şişesinin içine sığardı. Şimdi ne zaman eski bir fotoğraf görsem ya da o sokağın köşesinden geçsem; burnuma o taze demlenmiş çay kokusuyla karışık, çocukluğun o saf ve şekerli kokusu gelir. Geçmişin o güzel izleri, bugün yüzümüzde açan o umut dolu gülümsemenin en sağlam köküymüş meğer.
Fatih Sütcü

Bayram; sadece takvimde bir gün değil, kalplerin yumuşadığı, kırgınlıkların unutulduğu, sevginin ve paylaşmanın çoğaldığ...
21/03/2026

Bayram; sadece takvimde bir gün değil, kalplerin yumuşadığı, kırgınlıkların unutulduğu, sevginin ve paylaşmanın çoğaldığı en güzel zamanlardır.
Bu mübarek bayramda; gönlünüz huzurla dolsun, sofralarınız bereketle, evleriniz neşeyle şenlensin. Uzaklar yakın olsun, küskünlükler yerini sarılmalara bıraksın.
Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve umut dolu nice bayramlara erişmeniz dileğiyle…
Bayramımız mübarek olsun...

Rahmetin sağanak sağanak yağdığı, gönüllerin aynı sofrada, aynı duada buluştuğu mübarek Ramazan ayına erişmenin huzurunu...
18/02/2026

Rahmetin sağanak sağanak yağdığı, gönüllerin aynı sofrada, aynı duada buluştuğu mübarek Ramazan ayına erişmenin huzurunu yaşıyoruz.
​Bu ay sadece bedenin açlığı değil, ruhun doygunluğuna; sadece sofraların değil, gönül kapılarının birbirine açılmasına vesile olsun. Kırgınlıkların yerini tebessüme, mesafelerin yerini kardeşliğe bıraktığı; paylaştıkça çoğaldığımız, birleştikçe güçlendiğimiz bir Ramazan diliyorum.
​Orucumuz sabır, soframız bereket, kalbimiz şifa bulsun. Hayırlı Ramazanlar." 🤲🇹🇷

Her bir taşın altında yatan bir hikaye, her bir enkazın derinliğinde saklı bir yaşam vardı. Geriye kalanlar içinse, her ...
05/02/2026

Her bir taşın altında yatan bir hikaye, her bir enkazın derinliğinde saklı bir yaşam vardı. Geriye kalanlar içinse, her an bir anı, her köşe bir hüzün. O acıdan sonra hayat devam etti demek ne kadar da zor. Devam etti belki ama bir yanımız hep eksik, hep kırık... Aynı zamanda bu hüzün; Milletimizin Devletimizin dayanışma ruhunu, tek yürek olmanın gücünü de gösterdi. Birbirimize uzanan her yardım eli, yüreklere ekilen bir umut tohumuydu.
Bu babanın çaresizliğini yürek yakan görüntüsünü unutmadık unutmayacağız!

Merzifon Kent Konseyi Yürütme Kurulunu bugün ağırladık. Kendilerine teşekkür ederim.
29/01/2026

Merzifon Kent Konseyi Yürütme Kurulunu bugün ağırladık. Kendilerine teşekkür ederim.

Address

Cumhuriyet Cd
Merzifon
05300

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Fatih SÜTCÜ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Fatih SÜTCÜ:

Share