16/05/2026
YOL SENİ YORMUYORSA MUHTEMELEN YANLIŞ YOLDASIN
Hacı Bektaş-ı Veli’nin "Yol seni yormuyorsa muhtemelen yanlış yoldasın" sözü, insanın kendini bilme ve hakikate ulaşma arayışını anlatan, tasavvufi ve felsefi derinliği en yüksek kelam değerlerinden biridir. Bu söz, hayatın ve olgunlaşmanın doğasına tutulmuş bir aynadır.
İnsan, dünyaya yalnızca nefes alıp vermek için değil, bir oluş sürecini tamamlamak için gelir. Hacı Bektaş-ı Veli, bizlere konforlu, pürüzsüz ve hiçbir çaba gerektirmeyen yolların aslında bir yanılsama olduğunu fısıldar.
Eğer yürüdüğümüz patika ayaklarımızı kanatmıyor, ruhumuzu hırpalamıyor ve bizi alışkanlıklarımızın dışına fırlatmıyorsa; o yol bizi yeni bir "ben"e ulaştırmaz. Sadece olduğumuz yerde saymamızı, egomuzun ve nefsimizin sahte konfor alanında uyumamızı sağlar.
Ham demir, ateşe girmeden ve örste dövülmeden keskin bir kılıca dönüşemez. İnsan da çile tezgahından geçmeden hamlığını atamaz, pişemez.
Bu felsefede yorulmak, tükenmek ya da pes etmek demek değildir. Aksine yorulmak; dik yokuşları tırmanacak inada, rüzgara karşı yürüyecek cesarete sahip olmak demektir.
Doğru yol her zaman sarp olur.
Kötülüğe, sıradanlığa, cehalete ve bencilliğe teslim olmak hiçbir çaba gerektirmez. Akıntıya kapılan bir yaprak yorulmaz ama onun bir rotası da yoktur; nereye varacağını suyun keyfi belirler.
Eğer yolda yürürken kalbiniz sızlamıyor, zihniniz fırtınalarla boğuşmuyor ve vicdanınız size ağır sorumluluklar yüklemiyorsa, muhtemelen nefsin diktiği zahmetsiz ama sonu uçurum olan bir düzlüktesinizdir.
Hacı Bektaş-ı Veli’nin işaret ettiği yorgunluk, bedensel bir bitkinlikten ziyade mukaddes bir sancıdır. İnsan, insan olmanın mesuliyetini omuzlarında hissettiğinde yorulur. Bir yetimin hüznünü paylaşırken, bir haksızlığa karşı dururken, cehaletle savaşırken ve en önemlisi kendi içindeki karanlıkla yüzleşirken yorulur.
Ancak bu yorgunluk, insanı eksiltmez; aksine içindeki cevheri açığa çıkarır. Yolun getirdiği her yara, içeriye ışığın sızacağı birer penceredir.
Eğer yürüdüğünüz hayat yolu sizi hiç zorlamıyorsa, hiçbir bedel ödetmiyorsa ve sizi dönüştürmüyorsa durup yönünüzü kontrol etmeniz gerekir. Çünkü asıl menzil, yürürken yorulduğumuz ama ruhumuzun dinlendiği o hakikat limanıdır.
Unutmamalı ki; en güzel manzaralar, her zaman en zorlu tırmanışların sonunda insanı karşılar.
Fatih SÜTCÜ
Fatih Sütcü