1932 yılında bir eğitim, aydınlanma, sanat ve kültür örgütü olarak kurulan Halkevleri darbelerle iki kez kapatılmasına rağmen bu topraklara kök salmış her defasında yeniden var olmuştur. Halkevleri'nde yetişen aydın ve sanatçılar ülkenin düşün ve sanat dünyasına damga vururken, Halkevleri sorgulayan, hakkını arayan, demokratik bir ülke mücadelesini sürdüren kuşaklar yarattı. Son yıllarda, eğitimde
n sağlığa, suyumuzdan ekmeğimize kadar her şeyimizi piyasanın hizmetine sunan, evimizde, işimizde, yaşamımızın her alanında karşı karşıya kaldığımız neoliberal saldırılara karşı Halkevleri yeni toplumsal mücadele dinamiklerinin ana kucağı olmaktadır. Özellikle büyük kentlerdeki barınma hakkı mücadeleleri, sağlık ve eğitim hakkı için yükseltilen sesler, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesi, engellilerin talepleri, su, enerji ve ulaşım alanında yaşanan ticarileşmeye karşı yükselen tepkiler, doğanın talan edilmesine karşı mücadeleler Halkevleri çatısı altında buluşmaya başlamaktadır. Bunun yanında Halkevleri işçilerin güvencesiz çalıştırmaya, köylülerin neoliberal tarım politikalarına ve suyuna, toprağına göz koyan şirketlere karşı mücadelelerini bir araya getirmeye çalışmaktadır. Türkiye’de yeni yeni yükselen yerel hak mücadeleleri, Halkevleri aracılığıyla Türkiye ölçeğinde yükseltilen Halkın Hakları mücadelesinde bütünleşmektedir. Halkevleri her şubesiyle aynı zamanda alternatif bir kültürün üretilmesinde çaba göstermekte, yaz aylarında binlerce çocuğun katıldığı parasız yaz okulları düzenlemekte, Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, Festivadi gibi onlarca önemli kültürel çalışmanın doğrudan örgütçülüğünü yapmaktadır. Gecekondu direnişlerinde ateşimizi yakarken, zamlara karşı parasız ulaşım hakkını kullanarak belediyelerin kapılarına dayanırken, okullarda soyguna dur derken, çevremizin ve kentlerin rant için talan edilmesine isyan bayrağı açarken, suyumuzu, sağlığımızı paralılaştıran üzerine yürürken, tacizcilerin, tecavüzcülerin ve yandaşlarının korkulu rüyası olurken, kadınların özgürleşmesi için mahallemize kreş isterken, İşçi Filmleri Festivali ile Anadolu’yu karış karış dolaşırken, iktidarın emekçi halka yönelttiği saldırılara karşı direnirken Halkevleri tarihi bize güç vermektedir.