Büyük fethi yapan kuvvet, tankların ve helikopterlerin fırlattığı yıkım mermileri değil, Horasan Yolu ahlakıyla ahlaklanmış kişilerin ruhundaki irfan, hikmet, adalet ve merhamet imanıdır. Bir büyük medeniyetin yeniden ihyasının arefesinde olduğumuzun bilinciyle, âlemi kuşatan ıstırabın meyvesi içinden olgunlaşacak kalpler her dönemde olduğu gibi bugünde mevcuttur. Bu yüreğe sahip herkes birer Türk
Devletidir… Boynu Hak (cc)’a karşı bükük, zalime karşı Hüseyni bir kıvam ile dimdik olan yürek sahipleri Ayyıldız’ın gölgesinde, yani dünya üzerindeki bütün mazlum, masum ve haklı insanların öz yurdu olan Türkiye’mizi merkeze alarak, Buhara-Semerkant-İstanbul ekseninde “Kızıl Elma” uğrunda yol almak mükellefiyetinin bütün zamanlarda olduğu gibi bugünde yarında farkında olmaya devam edecektirler. Parmak ile sayılamayan, kırmak ile tükenmeyen, gönülleri imar eden mücadele geleneğimizden ve ahlakımızdan uzak kaldığımıza dair söylemler gerçek dışıdır. her gün yeni bir Kerbela Cengi’nin kurulduğu yeryüzünde, saflarımız Ehl-i Beyt-i Mustafa ( sav )’nın yanında, her zamankinden daha kavi bir şekilde, zafere olan inanmışlığımızla aynen muhafaza edilmektedir. Bu kavlimizden asla vazgeçmedik, geri çekilmedik, yorulmadık ve kararsızlık göstermedik. Mücadelemizi; bütün yerküreyi vatan kabul eden bir anlayışla, haklı olmanın Birleşmiş Milletler, NATO, IMF gibi kurumların izin verdiği ölçülerde ya da oligarkların nizam verdiği şekilde değil, haklı ve özgür olmanın kadim değerlerimizle irtibatlı, evrensel bir medeniyet paradigmasıyla, inandığımız değerlerin gereğince içselleştirildiği, merhamet nazarı ile bakmanın bir zaaf olmadığı, kul hakkının gözetildiği evrensel huzur iklimini yeryüzüne hâkim kılmak olarak tanımlıyor ve yeryüzünde dini, dili, ırkı ne olursa olsun bütün insanlığı Muhammedi bir şuur ve ahlak ile ihya etmek olarak tanımlıyoruz. Günümüzde insanlar ve toplumlar, inançlar, lisanlar, sınırlar, semboller, ırklar bahane edilerek çatıştırılmakta ve birbirlerine düşman edilmektedirler. Bu çatışmadan beslenenlerin hükümran olma ihtirasları bütün bu çatışmaları, çatıştırmaları, ölümleri, öldürmeleri onlar nezdinde meşru kılıyor. Muhammedi şuur ve ahlaktan yeterince nasiplenemeyen insanlığın bir bölümüyse medeniyetten ve medeni değerlerin bilincinden yoksun olmanın sonucu olarak bu provokasyonlara çoğu kez gönüllüce teşne oluyor çünkü çatıştıranlar azınlık fakat örgütlü kurnazlar, insanlık ise imamesi olmayan dağılmış tespih taneleri gibi çoğunluk yığınını teşkil ediyor. Türkiye’mizin sadece Müslüman halkların değil bütün insanlığın refahı ve huzuru için Küresel Çete’yi karşısına alabilecek ve had bildirecek yegâne güç olduğu aşikârdır. Bu sebepledir ki; yeryüzündeki bütün fikr-i namusu olan entelektüeller, Güney Amerika’dan Endonezya’ya, Çin’den Avustralya’ya kadar insan onurunu ve evrensel ahlak anlayışını savunan milyonlarca insan Türkiye’mizi karşısına alan bütün oluşumların karşısında yer aldıklarını açıkça ilan etmekten çekinmemektedirler. Kâinatın devası; yaşadığı çağa ve topluma söyleyecek sözü olan, daima daha güzeli ve daha doğruyu arayan, sorundan şikâyet eden değil çözüm arayan ve üreten mahviyetkar vakıf adamları yetiştirmektir. Toplumların zihin kodlarına saldıran, fikir dünyalarını törpüleyen ve sonunda bencil, toplumsal reflekslerden habersiz bireyler üretmeyi amaçlayan 21. yüzyılın egemenlerinin karşısında bütün insanlığın özlem duyduğu, çağın problem ve algı kirliliğini haklılık ve vakarla kuşatan, kendi başına etki alanı ve güçlü faaliyet kapasitesi olan akil bir gençlik hareketinin bir an evvel oluşturulması gerekmektedir. Âl-i Âba Horasan Yolu Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği olarak Yesevi düsturunun bir gereği olarak; servet değil kanaat, yılgınlık değil azim, bilgi değil muhteviyat, bencillik değil paylaşmak, ayrışmak değil bir olmak ilkeleri üzerinden bu kurtarış cihadını yeniden ihya etmek sorumluluğuna talibiz. Bütün insanlığın gönüllerini mamur edecek Hazreti Muhammed Mustafa ( sav ) merkezli bir medeniyet paradigmasını yeryüzüne hâkim kılmayı, ortak akıl ve davranışlarımız için temel olacak bir birlikteliği başarmamız gerekiyor. Haddimizi elbette biliyoruz. Haddimizi öncelikle kendimizin tayin etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Başkalarının bize had dayatmasını asla kabul etmememiz gerektiğine inanıyoruz. Gerçekte var olmayanın hayal edilemeyeceğini, hayal edilebilenin gerçekte var olduğunu biliyoruz.
Âl-i Âba Horasan Yolu Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği kurumsal çatısı altında; İrfanı esas alan, kendi başına etki alanı ve güçlü faaliyet kapasitesi olan sahada karşılığı olan işlere imza atan gençlik hareketi ihtiyacından hareketle;
• Horasan yolu erkânının yol açanlarından Yesevi Hazretleri’nin metodunu merkeze alan,
• Birlikte mücadele isteği ve iradesine sahip,
• Ortak dava bilinci ve şuuruyla hareket eden,
• Toplumsal olay ve süreçleri doğru çözümleyebilmenin yanında gerçek dışı olay, olgu, söylem vb metotlarla toplumda meydana getirilmeye çalışılan olumsuz unsurları haklılıkla kuşatmak suretiyle bertaraf edebilecek nitelikte, kültür, ahlak, belagat ve liderlik özelliklerine sahip,
• Yeryüzünün her noktasında çaldığı her kapıda saygı ve hürmetle karşılanabilen,
• Vakıf kültürünü içselleştirmiş, ferden ferda faaliyet gösteren bir akil gençlik yapılanmasının meydana getirilmesi için gayret gösterilmektedir. Ey Türk evladı asla unutma! Yaradan’a giden yolda nefes almıyorsan yaşamıyorsundur.